Biz ki henüz bazen'dik
bir hüzün kızıllığında infaz edilmişti sessizliğimiz
yankısı kalmıştı sarkık darağaçlarında
biz ki henüz sanki'ydik
ay kanıyordu boğazımızdan
mehtaplıydı yaralarımız
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




bazen, sanki, belki .. ma bu nedir .. hdağlın hepiniz..!!
ah hevalo jaro..
roja we pîrozbê
hesen mırr..
hesen mır,
çıqas reben u belengaz
bu ew ..
pır.
biz ki artık geç mişiz
tek yaprak tek çiçek bırakmadan
kırmışız dallarını begonvillerin
bir kök diken oldu yeminimiz.
dedim bende neden bilmem şiiri okuyunca.
tebrikler....
Ardışık hüzünler ama neyin ve neden bilinmez!
Yaşananları bir bir dizemezsin ya dizelerine şair.
Sana şair demek bir şubat ayının son demlerinde
İlle de ille 'ıslak tren vagonlarının hazin duruşu, yağmurda'
Eski bir öyküdür dilimdeki aldırma.
Dilimdeki her öykü, diz kapağındaki kabuğa dair...
Bazen böyleydi hayat, darağacı zamanlarının gül kokusu..
Sanki haklıydık, sanki kanamalı bir sözcüktü dilimizdeki her devinim.. sanki yolunda gidecekti her şey..
Belkilerimin biricik dostu;
Uzak ülkeleler gelirdi en çok aklımıza, aklımız nasıl da uçuk, nasıl da sivilceli aşkların yorgunu.. nasıl da bencil..
Hala öyleyiz değil mi, hala bilmiyoruz 'a'ların bir kısmına şapka koymayı, hala eğreti bir asimiledir dilimiz..
Şimdiyiz ve burdayız; öyleyse nasıl olabiliriz..
nasıl ölebiliriz bilmem; sana en çok dağı yakıştırırım yine de..
Öyleyse
şayet öyleyse..
Biz en iyi ve en güzel flu bir düşte ölebiliriz..
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta