Ey gözleri papatyadan güzel duran gelincik;
Ben seni buket,buket çiçeklerde ararım.
Yerdemisin göktemi, hangi alemde yerin?
Seni arş-ı âlânın her yanında ararım.
Sen beni bu alemin delisine döndürdün.
Azıcık ziya vardı! olanıda söndürdün.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Hurilerin gözlerini Resu-ü kibriya(sav)dan başka gören mi var ki bu mübalağalı ifadeyi kafiyenin hatırına mısra yaptın be kardeş(?)
.
Arş-ı ala'nın zirvesine peygamber(sav)efendimiz bile çıkamaz! Orası ancak arşın sahibi olan Allah(cc)ın makamıdır. Bu ifadeler vebal getirir canım kardeşim! Lütfen tashih buyurun
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta