İhramlara bürünmüş milyonlar bir arada
Rabbinin çağrısına 'Lebbeyk' diyerek gelmiş
Çeşit çeşit ırklardan müslümanlar burada
Yok etmiş benliğini kefen giyerek gelmiş
Şahla çoban farkı yok yanyana bir sırada
Vahdetin tüm hazzını kalpte duyarak gelmiş
Teslim olmuş vecd ile Hakk'a uyarak gelmiş
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Yalvardım yakardım yürekten içten,
Gönlümü sıyırdım pustan ve sisten,
Selamlar böyledim benden ve sizden,
Diledim rabbimden sizlere sağlık.
ulvi duygularin en güzellerinden birinin yasanmisligidir arafat...günahlarin af olundugu bagislanma müjdesidir...ne güzel anlatmissiniz...yüreginize saglik...tebrikler
sevgi ve selamlar :)))
RABBİM CÜMLE MÜ'MİNE NASİP KILA İNŞALLAH. SAYGILAR ABİM.
sevgili üstadım, arıza bitti gözümüz aydın, bu güzel şiiri paylaştığın için teşekkür ediyorum. 100 puan
Seyfeddin Bey,
Sayfanıza ancak ulaşabildim ve bu güzel şiiri büyük haz ile okudum.Kaleminize ve,yüreğinize dua ile kutluyorum sizi ve şiirinizi.
Şiire hakkı olan tam puanımı bıraktım,size de yürekten saygılar efendim,
Ünsal Beşkese
Kudreti ilahidir bu mahşeri tecelli
Yürekler bir atıyor olunca Mevla'ya ram
İman ordusu elbet şeceatinden belli
Af kapısını açar bu şuurlu izdiham
Fark mı eder duada Hasta, sağlam, engelli
Allah'ın huzurunda esas duruş intizam
Bir ölüm provası kefendir tende ihram
Saygıdeğer hocam ne güzel anlatmışsınız.
Yüreğinize sağlık. Gönlünüze sağlık.Selamlarımla Allaha emanet olunuz.
Mükemmeldi hocam gerçekten çook güzeldi, adeta manevi hazzın doruklarında geziniyor insan..
Bu vesileyle bayramınızı ve güzel şiirinizi kutluyorum, can-ı gönülden..
Hocam, yürekten kutlarım. Bu harikulade eser 26 Kasım 2'009 tarihinde www.genelhaberler.com'da SÖZÜN SULTANLARI Köşesinde yayınlanmıştır.
Selâmlar...
İsmail Hakkı Cengiz
ÜSTADIM, ORAYI GÖRMÜŞ YAŞAMIŞ OLMANIZ HASEBİYLE, ORDAKİ GÜZELLİĞİ BİZLERE BU ŞİİRLE YANSITTINIZ. YÜREĞİNİZE SAĞLIK.. İNŞALLAH BİZE DE NASİP OLUR GÖRMEK YAŞAMAK.. ESEN KALINIZ.. SELAMLAR
Sevgili hocam yüreğine ve kalemine sağlık
Şuurlu yaşamayı Rabbim hepimize nasip eylesin
hürmet ve muhabbetlerimle tam puanla kutlarım efendim
Seyfeddin bey...........Şiirde secilen tema herşeyin önüne geçmiş durumda....Rabbim bizlere daima şuurlu yaşamayı vatanını milletini bayrağını ve dinini sevmeyi nasip etsin..........saygı ve muhabbetle
Bu şiir ile ilgili 60 tane yorum bulunmakta