Zaman, zamanı kovalıyor geçmişimle bugün arasında,
Akrebin, yelkovanın peşinde gittiği her an kayboluyorum tiktakların buğultusunda.
Ya ben dünde kaldım, ya da dünden biri bende...
Sonsuz karanlıkta, uçsuz bucaksız bir araf mevsimindeyim.
Kırbaçlıyor ruhumu hasretinin zebanileri, bu neyin cezası,
bilmiyorum...
Biz Şarklılar; güneşin ve yasakların çocukları,
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara



