Zaman, zamanı kovalıyor geçmişimle bugün arasında,
Akrebin, yelkovanın peşinde gittiği her an kayboluyorum tiktakların buğultusunda.
Ya ben dünde kaldım, ya da dünden biri bende...
Sonsuz karanlıkta, uçsuz bucaksız bir araf mevsimindeyim.
Kırbaçlıyor ruhumu hasretinin zebanileri, bu neyin cezası,
bilmiyorum...
Biz Şarklılar; güneşin ve yasakların çocukları,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



