Oturdum köşe başına
Baktın sağa, sola
Yürüyor insanlar kan kokusuna
Zaman dönüyor alacakaranlık kuşağına
Zamanı mı geldi ne?
Anılar yüzyıl öncesine
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




O din veya bu dinden değil yeter ki insanca yaşamasını becersinler, mücadele edeceklerse bu yolda mücadele etsinler. İşte o zaman sövülecek dış düşman kalmaz ortada. Belki de bugün esas korkulan budur. Olumsuzluklarımızın sebebini yükleyeceğimiz düşman bulamamak...
Emeğinizi kutluyorum Sayın Mehmet Çoban…
Alacakaranlık kuşağı aydınlanacak ölümlerine
Kurulunca anlayacaklar gerçeği Allah’ın önünde
Gerçek değişmeyecek dövünseler de “vah biz ne yaptık diye”
tebrikler kaleminize yüreğinize sağlık şiir tadında kalın tam puan ile selamlıyorum sizi ve şiirinizi..
TEBRİK VE TEŞEKKÜRLER
Bence, muhâlif-i hakîkat-i şeriat olan şeyler meşrûtiyete dahi muhâliftir, ya günahlarıdır veya ilcâ-i zarûrettir. Farzediniz, şu siyâset muhâlif olsun, yine telâşa mahâl yoktur. Zîrâ, Şeriat-ı Garrânın bin kısmından bir kısmıdır ki, siyâsete taallûk eder. O kısmın ihmâliyle, şeriat ihmâl olunmaz.
Evet, imtisâl etmemek, inkâr etmek demek değildir. Hem de, Devlet-i Osmâniyeye tâbî olan İslâmların on beş misli İslâmlar, sırf siyâset-i ecânib altındadırlar. Onların dinlerine zarar gelmez; nerede kaldı ki, şu hükûmette-Ki; Kendisi İslâm, millet-i hâkimesi İslâm; üssü’l-esas-ı siyaseti de şu düsturdur: Bu devletin dini, din-i İslâmdır; şu esası vikaye etmek vazifemizdir. Çünkü, milletimizin maye-i hayatiyesidir. DENİLMİŞTİR
SELAMLAR
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta