(Şair Murat Karafereliye ithaf edilmiştir)
Antigone
sana mutlulugu nasıl anlatayım
ne kızımın dünyaya geldiğini ögrenmek
ne de horonlar tepilen,
davullu, zurnalı bir düğün;
olsa olsa
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Şiir budur işte!Çaktırmadan-ama gizlemeden de birkaç dizeyle neler anlatmışsınız şair!Usta işi dizeler için bu kaleme saygı duymak gerek!
Ben yetişemedim o çağlara ama ne pembeler-lilalar feda edildi siyah-beyaz için geçmişte;okuyarak öğreniyorum.Fakat efendim,kötü mü yapıldı? bence az bile kaldı.Hatta hedeflere kaç kere ramak kaldı,ama olmadı.İşte o yetemeyişler değil midir bugünlerimizin sorumlusu birazda?Evet efendim,radikal gruplar oldu o güneş yüzlü insan toplulukları şimdi,üzgünüm..
Az kalsın müthiş girişe değinmeden gidiyordum:harika harika harika!Nazım tadını aldım,hatta özümsedim o dizelerde.
Şiire ve şaire saygı...
Mücahit yine aynısın be üstat, senin bu denli rahatlığın gıcıklıyor beni. İyi ki varsın 15 yıl sonra bu dizelerle çıkıyorsun karşıma yaşasın....
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta