Yer sofrasında halka olmuş
On çocuk aş bekliyorduk senden
İspirtolu gaz ocağında tek demlikte
Çayımız, pekmez, zeytindi katığımız
Bizleri doyurma çabasındaydın Anne!
Daha on gün bile olmamıştı bir çuval unu alalı
Odun'da bitiyordu oysa
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Elleri öpülesi aneler.....Sizi çok iyi anlıyorum bemimde babam küçük yaşta geçirdiği bir hastalıktan iki gözünü kaybetmişti........Yazan kalemi ve yazdıran yüreğinizi kutluyorum.
Şiirinizi okurken kendi hayatımda gelişen anadoluda hayatımda aynaya bakar gibi oldum evet anadolu kadını yavrularına o kadar düşkün kü şiirler onu anlatmaya aciz .
Sizi ve şiirinizi kutlarım
O Melek annenize sonsuz selam ve saygımla hürmetler.
ANNELER GÜNÜ Vesilesi ile...
Yaradanin En Özeli ۞
Akillara gelmeyen bir sucla bogulsa ANLAR
Hic bir günah asla,
Bogamaz analiklarini,
...ANALARIN!
Yakup Icik
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
--
Bu şiirin hikayesi:
'Kadinlar zayiftir; ama ANA,lar Kuvvetlidir'
..........................................(VICTOR HUGO)
* * *
Anneler birer mucizedir!
Bizi dogururken,yüzdeyüz(%100) ölümle yasam arasindaki cizgiden gecen tek varliklardir.
Onlar,bütün güzelliklerin bir adidir!
En siddetli acilari,evlatlarinin yasami uguruna en tatli duygulari ile besleyip bizim dayanamiyacagimiz ölcülerdeki bütün siddetli izdiraplari en aza indirgemesini bilendir...
Önlerinde saygi ile egildigim bütün ANALARA...
(Yakup icik)
hemşehrim anneme mektup şirinle gecenin şu saatinde beni ağlattığının farkında mısın ?
nerden olacaksın ki............
sen annanin varlığına şükrediyorsun,ben se geri gelmez yola giden annmeme hasret.
TEBRİKLER ÇOK GÜZEL ŞİİRDİ.
Gönül dostum, ''Anneme Mektup'' isimli şiirinizi okudum Gönlüne sağlık. Yeni şiirlerinizi bekleriz.
Selamlar.
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
anne sevgine ve çağlayan duygularına saygılar ve teşekkürler, canım nilgün koç. Syg@svg.
hüzün verdi siiriniz,eger anneyse konu akan sular durulur,saygılar efendim bendeniz Yahya DAYI lüxemburg
Her akşam ne yemek pişireceğim miydi kaygın?
Unutmuştun verem denilen illetin ağırlığını bedeninde Sevgili Nilgün Koç doğallığınız ve içtenliğinizle yazdığınız şiiriniz harika,keşke bütün şairler içten gelen duygularla yazabilse şiirlerini,keşke yapmacıklara sapmasalar,kutluyorum sizi,yüreğinize sağlık.
tebrik ederim mükemmel dizeler-sayfamda anneye mektup var bakar mısınız
Nilgün hanim,evet ilk siirinizi okudum ve daldim..daldim cok cok uzaklara film seridi derler ya hayatimda bütün yasanmisliklarim gözlerim önünde duruyor yüzümde buruk bir tebessüm bir o kadarda amansiz özlemler gecmise..antolojiye hosgeldiniz efendim sizleri tanimasakta degerli hocamiz Türk Öger Koc beyi taniyoruz ve oglunuzun siirlerini taniyoruz ve Koc ailesini taniyoruz artik...sizi bu hüzünlü siirinizden dolayi tam ve ilk puanimla tebrik eder,edebiyat dünyasinda sizleri okumaktan mutlu oldum...saygilar sunarim...yakup icik almanya
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta