Sana bir şey söylesem,
Gök incinir,yağmur yağar.
Sana bir şey söylesem,
Kapılar çarpar,fay çatlar
Uzak Asyada deprem,
İstanbul'da kar...
Binlerce insan üzülür.
Sana bir şey söylesem,
Dallar kırılır,yapraklar kurur
Uzunca bir sonbahar olur.
Sana bir şey söylesem,
Kuşlar incinir, göç olur.
Sana bir şey söylesem,kızsam
Çiçeklerin boynu bükülür.
Yolda yürüyemem,
Belki,beni döverler
Bankalar maaşımı vermez
Çaycısı,bekçisi,kapıcısı...,
Mahalleli,beni kötüler
Sana bir şey söylesem,
Dökülür yıldızları gökyüzünün.
Elektriğimi keserler,
Uykumu böler kabuslar.
Bir su içsem,yemek yesem
Tepe taklak bozulur midem
Sana bir şey söylesem,
Mektupları dostlarımın gelmez olur,
Kimse bana merhabalar demez.
Yeryüzünün bütün çoşkusu durur.
Sana bir şey desem,
Apar topar beni götürürler
Bütün çocukları dünyanın
Bana küserler,
Sana bir şey söylesem,
Adımı yazar gazeteler hem,
Hem tanırlar beni, beni sevmezler.
Sana bir şey söylesem
Denizler köpürür,gemiler batar.
Dağlar incinir,kıyamet kopar
Sana bir şey söylesem
Tansiyonum fırlar,kalbim tutulur.
Kuşlar beni terk eder,
Bülbül incinir,gül kurur.
Bütün şairler kalkar gider.
(2006 mersin)
Oğuz HalıcıKayıt Tarihi : 30.3.2007 15:48:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

yaradandan sonra ilahımız
tek gerçek yarimiz
TÜM YORUMLAR (1)