Çok çok uzaklardan, dağları aşıp size geldim. Dokunmak için yüreğimden ve koklamak için her ikinizi.
Hayır, siz susun. Rahatınıza bakın. Kıpırdamayın yerinizden. Böylesine çetininden özlememiştim sizi. Dinlemelisiniz beni, bilmelisiniz deli tavuk gibi gezindiğimi. Yanıbaşınıza, işte şuracığa oturayım. Bağrımı yakar oldu özleminiz. Beni duyuyorsunuz, biliyorum. Görüyorsunuz da. Olsa olsa yarım saatçik kalabileceğim yanınızda. Yapılacak işlerim çok daha. Gurbet eller beni bekler, yavrularım yolum gözler.
Hiç unutmam canım babam; toz kondurmazdın güzel anneme. Aranıza girmek kimin haddineydi? Şimdi daha iyi anlar oldum, bilir oldum nedenlerini. O, senin için eşi az bulunur bir eş, yavruları içinse ana gibi anaydı. Değil mi has babam?
Canım anneciğim, ellerin kınalıydı, tırnakların kesik. Saçların boya tanımadı, kına da yakmadın o kömür karası saçlarına. Misler gibi kokardın sokulduğumda sana. ''Temizlik imandan gelir yavrum!'' demek ne de güzel yakışırdı dudaklarına.
Hep uyanık bulurdum seni. Sabahın erken saatlerinde çamaşırlar yıkanmış, iplere asılmış ve babamın tarhana çorbası çoktan kaynamış olurdu. Sofran açık, geleni doyurmadan uğurlamazdın kesin. Yaşlandığında çıkışır oldum sana; ''Annem, yeter! Sağlığın bozuldu, gücün azaldı. Başkalarına hizmet etmeyi bırak artık! '' dediğimde, ''Ah, yavrum ah! O gün geldiğinde, arkamda sadece yaptıklarım kalacak. Ne verirsen elinlen o gidecek seninlen.''der gülümserdin. Öyle de oldu be fedakâr, cefakâr anam!
''Bana, okudugum kitapların en güzelinin hangisinin olduğunu sorarsanız, annemdir derim.'' demiş ABRAHAM LİNCOLN.
A. Lincoln’ün, düşününce buluyor insan, ne demek istediğini . Beynimin odalarına yazmışım seni yumuşacık, sıcacık anam. Meğer okuma yazmayı öğrenmeden başlamışım seni okumaya. Okutmuşsun kağıtsız, kalemsiz. Yalansız, dolansız, kinsiz, nefretsiz. Has güller dikmişsin gönül bahçeme. Ondandır yavrularımı çok sevdiğim.
Yunusca yaşamayı okumuşum sayfalarında. Ne acıdır ki canım anam, senin ellerine su dökemem ki! Şükrederim ama canla başla; iyi ki anam olmuşsun, iyi ki beni çalışkan yetiştirmişsin, korumuş kollamışsın diye. Senin yuvana, yavrularına bağın nakış nakış işlenmiş ruhuma. Yaradan'a şükürler olsun gadın anam.
''Ne ekersen onu biçersin. Atalarımız böyle demiş.'' derdiniz ikiniz de. ''Bu alemde biçilmeyenlerinse; O’nun katında yerleri, ezelden hazırdır mutlaka.'' diye de eklerdiniz. İnşallah benim güzel ,çalışkan, dürüst anam, babam.
Ağustos ayında kısmetse yine gelecek, istediğiniz biçimiyle mezarınızın bakımını yaptıracağım. Geciktim, görevimi ihmal ettim, beni bağışlayın canciğerlerim. Ana gibi anam, baba gibi babam!
Allahaısmarladık! Mekânınız cennet olsun!
********************************************************
Şükran Günay/ Şükranca
********************************************************
Sevgili Dostlar,
ANA gibi ANA olan tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun.
Babam ve annemde ikiden bir olmuşluğu izledim. Bu mutluluğu yaşama sansını elde etmiş evlatlardan biri oldum. Dünyanın hiç bir hazinesine değişemeyeceğim bir zenginlikti bu… Beni, onların sevgisi buralara kadar getirdi. Çekilmezlikleri çekilir etti…
Ne mutlu böylesi anası, babası olanlara!
Sevmek ve sevilmek eşi olmayan zenginliktir. Yaşamın güçlükleri yemeğin tuzu, biberi, ekşisi, acısı olur yuvada, yürekler gerçek aşkı yaşadığında…
Oysa nice kadınlarımız, analarımız ya da babalarımız yalnızdır. Yine de yavrularına iyi bir ana, iyi bir baba olabilmek için çırpınır dururlar…
Yollarımız aydınlık, anlarımız dostlarla dolsun.
Şükran Günay/ Şükranca
Şükran GünayKayıt Tarihi : 9.05.2004 08:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Söylenecek cok be güzelim! Gel biz yunusca sevelim!
Beni sorarsan has gülüm, anlamalısın yüreğimi,
Gözlerim kapıda, kulaklarım telefonda,
Evlatlarımı bekler bedenim ruhumla
Olsun be gülüm! '
aşk, sevgi, hoşgörü bu kadar coşkun ve duru olunca şiirin başıgı da hemen öyle oluveriyor işte, öyle samimi, içten, veki hem de kendine güvenen
canımsın ablacım ne kadar cooşkunsun
senden cok öğreneceklerimiz var cook
bi tanesin. sen öğretmensin ! hem de Atamızın öğretmeni
-
evet bir gün olması üzücü anneler gününü. ama bir de şu açıdan bakarsak, cumhuriyet bayramı da var. onu da tüm seneye yayalım o zaman ... aslında biz annelerimiiz tüm bayrmlarımızı tüm şekilleriyle içimizde yaşatan ender oldugumuzu dusundugum bir halkız, hala öyleyiz. tüm dayatmalara rağmen. önemli olan içimizdeki duyguları hep böyle gercek tutmak. o zaman sokakta bir erkek kadın şöfşre kızmaz hep yol verir ya da ne bileyim, böyle şeyler...
gönül istiyor ki her önemli günümüze 1 hafta verelim. anneler günü de apayrı bir şey. mesela tvlerde o günün haftası her gün ceşitli konusmacılar cıksın konussun. mesela bir gün psikiyatrlar bir diğer gün anne dernekleri vs.. olamazmı? eğitici olur
Seni okuyorum iç dünyamda...
Silinme diye ağlamıyorum,
Her varışımda ruhuna...
yüreğini yüreğimde hissettiğim manevi annem yaşlarımla okudum şiirini...biliyorum ki bir anam gitti ama bir anam da geldi...saygıyla nur yüzünden öpüyorum...
Suna Doğanay
TÜM YORUMLAR (27)