Şimdi resimler kaldı ardında.Kokun ve izin kıyafetlerinde.Suretin ya bir çerçevenin arkasında,yada kenarları büzülmüş bir kağıdın içine saklanmış,sıkışmış.Baktığımda o resimlere anlıyorum,ne kadar mutluymuşuz eski günlerde.Şu anda hayatımın beş günü boş.Çünkü seni sadece iki gün görebiliyorum.Eğer bu durumda bile bu kadar acı çekebiliyorsam,temelli göçsen bu dünyadan ne hale gelirim kim bilir? Onun için gitme anne.Orada sonsuza dek bile yatsan yeter bana.Senin tenine dokunayım,o güzel gözlerini bir iki saniyecik daha görebileyim yeter bana.Biliyorum,acımasızlık ediyorum ama sensiz bir dünya zaten cehennem bana.Ne fark eder ki ha yaşamışım ha ölmüşüm! Seni seviyorum anneciğim.Seni bekliyorum.Kalkıp bu yazdıklarımı okumanı bekliyorum.
11.12.2007
BahattinTonbul
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Swevgili Ecem,
Biliyorsun değil mi Nilgünümün seni ne kadar çok sevdiğini ,seni hep başarılı değil mutlu görmek istediğini. Çünkü o gül yüzlü arkadaşım hep senin çocukluğunu doya doya yaşamanı istedi.Önemli olan sevgi içinde büyümsi dedi, bir gün bile senden şikayet etmedi. Sen, ablan ve ağabeyin hep onun gururu oldunuz. Şu ölümlü dünyayı erken terk etti Nilgünüm ama yapacak ne varsa yaptığınıza inanıyorum. Senden güçlü olmanı rica ediyoum kızım.Olur mu...Bu çok zor, ben de şu anda gücümü toplamaya çalışıyorum çünkü şoku atlatamadım. Onun yokluğunu kabul etmöek çok zor. Sana sevgilerimi yolluyoum. Öpüyorum yavrum.
Serap Teyzen
GÜZELİM HEPİMİZ ANNEYİN İYİLEŞMESİNİ İSTİYOR ALLAH DAN ŞİFALAR DİLERİM DUALARIMIZ SİZİNLE ..FATİH TONBUL
hiç bir çocuk ayrılmak istemez annesinden
ve hiçbir kimse doğmamıştır annesiz
sonsuz ülkededir çocukla annenin ebedi birlikteliği
dünyada ayrılık var ebedi birlikteliği dilemeli..
selam ve muhabbetle.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta