Hayat senin kucağındaki cennete,
Dizinin dibindeki gül bahçesine,
Hiç benzemedi.
Seni anlatamadım, sevgimi diyemedim,
Kalemin el tutmadı, kağıdım kafi gelmedi.
Emeğin dağ gibi yüce,
Şefkatin güneş gibiydi,
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Hangimizin yaşam yolu annemizin gösterdiği cennete gidiyor ki... Anneler mi hep yanılıyor, yoksa bizler bu yolda yürümeyi mi bilmiyoruz?
'Hayat senin kucağındaki cennete,
Dizinin dibindeki gül bahçesine,
Hiç benzemedi.' diyorsun Köksal...
Belki de tek yanılgımız bütün cennetlerin anne kucağı kadar sıcak olabileceğihi düşlemekti. Ya da onların dizininin dibindeki gül bahçesini... Ah anne, yine kucağındeaki o sıcaklığı duyaydım, ya da dizinin dibindeki gül bahçesinde düşler kuraydım da, varsın benimi başka cennetim olmayaydı...
Şiirinini kısacık başlangıcıyla bile bütün bu güzellikleri bana anımsattığın ve düşündürüğün için teşekkürler sana şair! Keşke şiirinin tümüne erebilseydim.
FEV
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta