Suların doğudan aktığı gün, demirin suya doyduğu anlar.
Işıksız pervazlarda hatıralar eskisi bir rüzgâr ve
senin geleceğin saatler anne.
Yağmur yağdı ha yağacak.
Büyüyen acılar, ders çalışan güzel, uyuyan çocuk ve
iplere dizilen sürgün geride.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Anne....bize hep şefkati ve sarılışı anlatan...Bizi beklentisiz seven. İlk sığınağım. Gönül sığınağım.
Biter mi anlatmakla..asla..ben bunun için noktalar koyacağım.................................çok güzeldi çok..
Bir aydınlık eridi eriyecek.
Eşinde, yumurta topuk, kolalı gömlek, kösteksiz cepken,
yiğit sinesi, bir Harput beyefendisi.
Giden bir ömürlük canan, bir sevgili gibi büyülendi zaman.
– Gülüşün bir umman –
Vakitlere sarkan, rengi hep aynıdır gözyaşlarının.
çok etkilendim,tek kelimeyle muhteşemdi...hiç bitmesini istemediğimiz sürükleyici kısa hikâyeler tadında.her sayfada ayrı bir lezzet...sevdiklerimizin değerini yaşarlarken bilmemiz hakkında ayaküstü verilmiş bir ders aslında.
teşekkür ederim üstadım...
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta