Anne Şiiri - Yorumlar

Vahap Dağkılıç
48

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Suların doğudan aktığı gün, demirin suya doyduğu anlar.
Işıksız pervazlarda hatıralar eskisi bir rüzgâr ve
senin geleceğin saatler anne.

Yağmur yağdı ha yağacak.
Büyüyen acılar, ders çalışan güzel, uyuyan çocuk ve
iplere dizilen sürgün geride.

Tamamını Oku
  • Sadiye Ayhan
    Sadiye Ayhan 22.11.2016 - 22:02

    Muhteşem bir anne şiiri okudum..Yüreğinize sağlık Vahap Bey..

    Cevap Yaz
  • Naime Özeren
    Naime Özeren 22.11.2016 - 16:36

    Bir hayat nakil faslında..
    Seni götüren ayaksız at sesinde, bırakma beni anne..
    Ve terkinde…,
    - ödünç bir kurşunun var mı –?
    Ve hurma gölgesinde yılan öpüşlü bir kader......


    Güçlü bir kalem.

    MÜTHİŞ BİR ŞİİR. BU BİR ŞİİR DEĞİL, BİR DESTAN..ANNE DESTANI, ANNELERİN DESTANI...

    Kutluyorum Vahap Dalkılıç. Muhteşemm....

    Cevap Yaz
  • Bülent Baysal
    Bülent Baysal 22.11.2016 - 14:25

    Tüm yaratılmış canlıların özellikle biz insanların yaşamında önemli bir yere sahip anneler...
    Anne üzerine yazılan her kelimenin her övgünün yine de harcanan emek, duyulan sevgi karşısında yetersizliğine inananlardanım...
    Bence yaratılmış en kutsal varlık anne...
    Kaleminize sağlık diyerek şiirinizi kutluyorum Vahap Bey...
    Saygıyla...

    Cevap Yaz
  • İbrahim Kurt
    İbrahim Kurt 22.11.2016 - 12:38

    Bir.., neydim.
    Tanyerine daha çok vardı.
    Kururken büyümeyen otlar ve yaşların öfkesi sızladı damar
    ve tutuklandı nabız sesi.
    Önce, süt kokun yayıldı sokaklarımıza anne....
    ------Anne şiirleri beni derinden etkiler onlardan birini okudum sizi ve şiirinizi kutluyorum

    Cevap Yaz
  • İbrahim Kavas
    İbrahim Kavas 22.11.2016 - 12:10

    karşılıksız sevginin destanıdır ANNElerimiz. Yüreğine sağlık.

    Cevap Yaz
  • Serap Irkörücü
    Serap Irkörücü 22.11.2016 - 10:21

    Mensur şiir tadındaki şiirinizi ve sizi kutlarım... Nice paylaşımlara.....
    Saygılarımla.........

    Cevap Yaz
  • Ömer Yıldız
    Ömer Yıldız 04.08.2015 - 22:57

    evet üstadım harika anlatmışınz yüreğinize sağlık kutlarım

    Cevap Yaz
  • Nimet Öner
    Nimet Öner 04.08.2015 - 13:04

    Değerli Üstadım Vahap Bey.,Bu şahane eserinizi daha öncede okumuştum..bu günde defalarca okudum anlatılan mekanlara gittim havasını teneffüs ettim..süt kokusunu çekip ciğerlerime doldurdum ..sonra içinde gül yetişen anne gözlerinin seyrine daldım ve gittim ..bana nasıldı diye sorsalar inanın cevabım yok .bana nasılsın demeleri lazım buna da bir tek cevabım var oda bende kalsın...susmasın kaleminiz hiç ama hiç..hep yazın hep yazın..saygılarımla efendim...

    Cevap Yaz
  • Canan Akpınar
    Canan Akpınar 04.08.2015 - 09:13

    Şimdi o sokaklardan dinliyorum seni anne...
    mezarlıklar hep kırmızı fotoğraflar çok soluk
    taptaze acıyı yazan kalemin izi....kalbimi sana gömdüm
    bana ellerini uzat.

    Gözyaşlarını incitmeden akıttığımız en derin acıdır ...

    Okunası çokça şiirdi... Etkilenmemek mümkün değil...
    Gönülden kutlarım...
    Saygı ile...

    Cevap Yaz
  • Nimet Öner
    Nimet Öner 19.05.2015 - 01:42

    Muhteşem dizeler susmasın kaleminiz acizane.



    Tut Ellerimden Anne

    Hadi tut ellerimden anne;
    Götür beni çocukluğumun dar sokaklarına, köhne evlerine. Bırak beni bir bahçeye; elleri, yüzü kirli, yürekleri zemzem suyuyla yıkanmış çocuklarla oynayayım kir pas içinde…

    Korkuyorum anne, bugünde bırakma beni, taşı taşıyabildiğin kadar o en küçüklüğüme. Kapısı doğuya açılan evlere götür. Uyut anne sabun kokan yataklar içinde. Gamsız, tasasız, huzur içinde tavandaki ağaçları sayarak uyuyayım. Sadece kovalanmaktan korktuğum rüyalarım olsun ve bitsin uyanınca. Sabahları yağda kavurduğun unun kokusu kalsın genzimde. Sesin karışsın dört duvara, gülüşün aksın ruhuma. Anne, sıcak ekmek boğusunun içine sakla beni. Sakla ki kimse karışmasın kıymetline…

    Şöyle çocuk cıvıltıları olsun her yerde, komşu kadınların kahkahaları karışsın saksıdaki sardunya çiçeklerine. Ne güzeldi o zamanlar: Sadece tökezleyip düştüğümde dizlerim soyulur, taş batardı avuçlarıma. Ve mutlaka sıcak bir el uzanırdı ellerime.

    Ah anne insan şimdilerde düşmeyegörsün; ne kaldıracak kimsesi olur, ne de üzülecek annesi. Ve yüreğim acıyor bu günlerdeki düşüşlerimde. Çocukluğumun asfaltsız toprak caddelerinde bir kez daha koşuşturmak isterdim.

    Yine itfaiyeler akşamüstü yerleri sulasın tozları yatıştırmak için. Yine çocukluğumun toprak kokusunu çekeyim ciğerlerime. Yine unutayım zaman kavramını, akşamın alacasında arkadaşlarla dokuz taş oynayayım. Bütün anneler balkonlarından çocuklarına seslensin ‘’hadi evlere, geç oldu’’, diye.

    O günler çabuk mu geçti? Yoksa her birimiz hoyrat bir ele mi kaptırdık? Acı nedir, özlemek nedir bilmezdik? Hüsranları, hicranları şarkılardan duyardık. En büyük hasretimiz annemizin akraba ziyaretlerinden gelmesiyle, babamızın işten dönmesiyle biterdi. Ve en büyük acımız hastalanıp oyunlara katılamamaktı. O da iğleşince geçerdi.
    Ne çok mutluyduk.
    Anlamıyorum…
    O zamanlar endişe, tasa, korku neredeydi?
    Meğer, insan büyüdükçe öğreniyormuş.

    Tut ellerimden anne, o görmekten korktuğum rüyaların birinde sakla beni. O küçücük demir parçalarına yazılmış ev numaralarının çivisine iliştir ellerimi. Sulanmamış yol tozlarına karıştır bedenimi. Anne çocukluğuma götür beni o da olmadı n’olur içinde sakla beni.

    VAN/2012

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta