ŞİİR, SEVGİLİM; SEVGİLİM, ÖTEKİ BEN...
Hani bir yanımız üşür ya,
Hani huzura susarız bir akşam üstü,
Hani çığlıklarımız 'çocuk' kalır ayışığında...
Ve deniz gümüş rengidir,
Tülin ve dalgalar sevişir umarsızca...
Hani içimizdeki serseriyi severiz,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ANLADIK UFAK BİR AŞKI ANLATIYOR...))
SAYGILARIMLA ŞİİRLE KALINIZ EFENDİM...
Anladım dostum, anladım işte, öyle güzel anlatmışsınız ki... Teşekkürler,...:) Yüreğinize sevgiler,... Neriman Zevkliler
Anlamak isterse anlar insan yoksa gerisi boş değil midir. Anlamak istediğimiz gibi anlarız ya bazan doğru bazan yalnlış olsun be arkadaş yanlışlarda bizim doğrularda önemli olan onlarla yaşamaya çalışmak.
Osun be arkadaş bir yanımız üsüsede önemli değil ki. bir yanımız sıcakta ve güvende nasıl olsa. Dayamışız başımızın bir yanını güvenle sevgi dolu omza. üşüyen yanımız nasıl olsa sısnır bir zaman sonra.
olsun be arkadaş yürekte taşınmazsa serseri yanımız yaşamaya değrmi dersiniz bu hayatımız. Hep o çocuk yanımız değilmidir korkusuzcasa koşturan sevdalara.
Ben anlıyorum arkadaş bunun adı aşk. Onsuz yaşam olurmu. Olmaz tabiki, Acıların en büyüğünü yaşatsada bizlere gelsin yeterki biz razıyız ondan gelecek acıyada tatlıya da . Biz alışkınız üşümeye de , ısınmayada. gelsin yeter ki girsin yüreğimize. o kaçmak istesede biz alır yindede koyarız yüreğimize.
Çok çok güzel dizler ve çok güzel bir anlatım. Kutluyorum sevgili dost kaleminizi ve yüreğinizi. Geldim yine dizlerinizi arasına ve kayboluverdim birden bire. Üşüyen yanımı çıkartığ koyuverdi çıplak bir vadiye.
Saygı ve sevgiler yüreğimden yüreğinize.
'Hiç bir şey eskisi gibi değildir,
ve enginlerde mola zamanıdır...
Hani ılık yağmurları özler yanaklarımız,
Iskalanmış huzurlar geri dönmüştür,
Ve yastığımıza kollarımızı dolamak,
Mutluluğun diğer adıdır, 'insan birşeyi ciddi istemeye görsün,hiçbir şey erişilmeyecek kadar yükseklerde değildir.özlemlerinizi gerçeğe dönüştürürsünüz umarım .güzel, anı tazeleyici bir şiirdi.zevkle okudum .saygılar.
Anlıyorum....anlıyorum seni Usta... birde o (her kimse seni böyle derinden etkileyen) o anlasa daha iyi olacak. İyiki o varmış da sen bu kadar sevgi dolu olmuşsun ki bizlerle paylaşıyorsun bu sevgiyi. Ya olmasaydı ya sen olmasaydın? Allah muhafaza biz ne yapardık? İyiki varsın. Yüreğine bileğine kalemine kuvvet. Harika şeyler senin şiirlerin. Ben böyle abartılı yazıyor gibi görünüyorum diye bazen kendime kızıyorum. Başkaları okuyunca yağcılık yapıyor bu diyecekler. Halbuki sizinle yüz yüze gelmişliğimiz bile yok. Sadece burada şiir paylaşımından ibaret dostluktan başka bir şey değil bizimki ama millet kim bilir ne düşünür bu yorumlar için. Çok da önemli değil ben yüreğimden geleni aynen yazıyorum. Birde çok beğendiğim Fatma Aras var benim için çok özel olan. Ne yapayım elimde değil seviyorum sizin şiirlerinizi. Tebrik ederim.
Saygılarımla
Adnan Yılmaz
ben anladım İbrahim. çok da güzel anlatmışsınız. tebrikler. gülce şeren
eksik kalır bir yanımız ve
telafisi için çare ararız..
selamlarımla..
kutlarım...beğenerek okudum saygılarımla..
Bu şiir ile ilgili 38 tane yorum bulunmakta