Anlayamazsın yaz ortasında iki karanlığın titreyen ateşini...
Sessiz çığlıkların, apansız uyanışların, çaresiz feryatların,
Dökülen iki damla yaşın soluksuz hıçkırışlarını anlayamazsın benim gibi...
Sabahların çocuksu sevincini, ikindilerin öldüren çilesini,
Kaybedilen anların kazanılmışlığını anlayamazsın, zaman gibi...
Anlayamazsın sonbaharın bir yaprak için neliğini,
Kış ortasında dudaklarının içime akan ateşini...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta