Anlatamıyorum seni sana,
ne zaman denesem
cümlelerim dar geliyor kalbime.
Sanki elimde küçük bir kibrit,
içimde koca bir şehir yanıyor.
Hangi kıvılcımla göstersem sana
bu yangını?
Senin bilmediğin bir yer var bende,
adına “sen” dedim çoktan.
Orada sokak lambaları
yalnız bana değil,
senin adını anan her nefesime yanıyor.
Sabahları uyanınca
hiç bakmadığın bir pencereden
gün doğuyor içime;
güneşin ilk ışığına
“Bugün de ona bir şey olmasın” diye
sessiz bir dua iliştiriyorum.
Habersizsin.
O duanın her hecesi bile
sana duyduğum sevginin
küçük bir payı aslında.
Sana baktığımda
kimse göremiyor gözlerimdeki kalabalığı.
Onlar sadece bir çift bakış sanıyor,
ben ise sen içeri girince
bütün geçmişimi ayakta karşılıyorum.
Seni sevmek biraz da bu:
Eski yaralarımı bile
misafir odasına almak gibi.
Anlatamıyorum seni sana;
mesela, adını duymadığım bir günde
mutlu olamıyorum tam.
Her şey tamam gibi,
ama bir eksik…
Sanki masanın üzerinde
bir tabak eksik kalmış,
çayı koymuşum,
sen gelmemişsin gibi.
Bazen bir şarkı çalıyor,
kimse bilmez,
ben o şarkının neresinde
durup içimden seni çağırıyorum.
Dudaklarım eşlik etmiyor belki
ama kalbim seninle nakarat söylüyor.
Sen kendini aynalarda görüyorsun,
sadece bugünkü halinle.
Oysa ben seni,
çocukluğunun yaralı dizlerinde,
hiç kimseye anlatmadığın korkularında,
kimsenin alkışlamadığı cesaretinde seviyorum.
Kendine acıdığın yerleri bile
şefkatle seyrediyorum içimden.
“Ne kadar seviyorsun?” desen,
elime cetvel verirsin,
ben sana sessizce bırakırım:
Cetvelle ölçülmez ki kalp.
Saat verirsin,
“Zamanını anlat” dersin,
söyleyemem;
çünkü ben seni
dakikalara sığdıramadığım
bir ömür duygusuyla taşıyorum.
Anlatamıyorum seni sana,
çünkü sen, kendini
yalnızca bugünden ibaret sanıyorsun;
ben ise
dünlerinle, yarınlarınla,
hatta hiç yaşamamış olsan bile
hak ettiğin tüm güzelliklerle beraber seviyorum seni.
Belki bir gün anlarsın:
Ben seni,
sana söyleyemediklerimle,
yutkunup sustuklarımla,
cümleye başlayıp
devamını içimde bıraktıklarımla
en çok da
konuşamadığım yerlerden seviyorum.
İşte bu yüzden,
ne zaman “seni seviyorum” desem
eksik hissediyorum kendimi.
Çünkü o iki kelime
sadece bir kapı,
içeride ise
sana benzeyen kocaman bir dünya var
ve ben
o dünyanın tamamını
sana gösteremediğim için
anlatamıyorum seni sana,
nasıl sevdiğimi.
Kayıt Tarihi : 23.12.2025 07:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!