"Anlatırsam ağlarım" deyip sustuğum,
Yıllardır içime dertler kustuğum.
Kendi gölgeme bile küsüp pusduğum,
Yıkılmadım, hâlâ ayaktayım ya; yetmez mi?
Kirpik uçlarımda nemli bir sızı,
Tükendi tükenmez sandiğim kalemin sözü,
Hüznüm alnımdaki silinmez yazı,
Yıkılmadım, hâlâ ayaktayım ya; yetmez mi?
Ne güzel gülerdim ben bir zamanlar,
Hâlimi sadece yaşadigimi yaşayan anlar.
Mazide kalsa da o mutlu canlar,
Yıkılmadım, hâlâ ayaktayım ya; yetmez mi?
İnsan özler mi hiç eski hâlini?
Bükmüşler ruhumun ince belini.
Yine de kaderimden feleğin çekip elini,
Yıkılmadım, hâlâ ayaktayım ya; yetmez mi?
Gözümdeki yaşlar içime aksın,
Beni yıkanlar bana uzaktan baksın.
İsterse tüm dünya yoluma çıksın,
Yıkılmadım, hâlâ ayaktayım ya; yetmez mi?
Hayatımı mahveden o kirli eller,
Sevinmesin diye sustu bu diller.
Görsünler nasılmış yıkılmaz beller,
Görün beni, ölmedim; soluğum size dert olsun!
Kirpik uçlarımda kurşun gibi sızı,
Çaldınız ömrümü kalmadı hızı.
Bu isyan, kalbimin en son avazı,
Görün beni, ölmedim; soluğum size dert olsun!
Söz bitti, artık sükût vaktidir,
Bu sessizlik ruhun en son ahdidir.
Kendimi özlemek ömrün bahtıdır,
Yorgunum biraz ama; hâlâ ayaktayım.
Beni ancak dilsiz kuyular anlar,
Şimdi uzak kaldı bütün o anlar.
Mazide yorulmuş yorgun zamanlar,
Yorgunum biraz ama; hâlâ ayaktayım.
Sevinmesin zalim, eğilmem asla,
Hesabım mahşere, kalmasın fasla.
Garip Murat der ki; bin türlü yasla,
Yorgunum biraz ama; hâlâ ayaktayım.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!