Gözlerimin sisi çamlarımı sarıp sarmalamadı yine,
Güneşte kıvrım kıvrım kıvranan sarmaşıklar gibi,
Yine indi yemyeşil dalgalarımın eteklerine,
Öimenler arasından süzülen sularca,
Kemiklerime yine işledi eski sancılar
Yaraya işlediği gibi sedef saplı hançerlerin,
Rüzgarlarım yine itip gizledi ayımı bulutlar arkasına,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



