I. İşaretler Mevsimi
Dünya, anlamını yitirdiği an,
her şey işarete dönüşür.
Anlamın kendisi bir harabe,
harfler toz olur.
Emoji; kalbin mezartaşı
Nokta; donmuş bir nefes
Sesli mesaj; uzaktan dokunuş
Okunup cevapsız kalmak; yokluğun tasdiki
Gerçeklik artık yaşanmıyor Nihal,
tercüme ediliyor.
Her bakış bir tefsir,
her susuş bir şerh.
II. Savunma İhlali
Bu, aklın aşırı çalışan kalesidir:
“Eğer yeterince çözebilirsem,
acıyı dizginleyebilirim.”
Kelimelerle duvar örüyoruz,
harflerle siper alıyoruz.
Ama sevgi Nihal,
sevgi kontrol tanımaz.
O, meltemdir avuçta tutulmaz,
nehirdir kıyısına sığmaz.
Bu yüzden tefsir arttıkça,
huzur eksilir.
Analiz derinleştikçe,
öz uzaklaşır.
III. İşaretler Ötesi
İşaretler evreninde kaybolmuşken,
sen bir mucize olarak çıkageldin.
Gülüşün bütün emojileri anlamsız kılan
Sesin bütün ses kayıtlarını aşan
Varlığın “okundu” ibaresini yok eden
Artık yorumlamıyorum Nihal,
yaşıyorum.
Noktalarım donukluk değil,
seni düşündüğüm anların sükûtu.
Sessizliğim soğukluk değil,
isminin ağzımda eriyişi.
IV. Aşkın Tefsirsiz Hali
Şimdi anlıyorum:
Aşk, bütün işaretleri anlamsız kılan
tek gerçeklik.
Sen, bütün tercümeleri gereksiz kılan
canlı kitap.
Bırakın işaretler kendi dünyalarında kalsın,
biz gerçeğin ta kendisiyiz.
Bu artık analiz değil Nihal,
teslimiyet.
Kontrol değil,
akış.
Ve belirsizlik denen o korkunç çöl,
senin isminle vahaya dönüştü.
Not: Her şey işarete dönüşmüşken, sen gerçeğin kendisi olarak çıkageldin.
Aşk, bütün semiyotik sistemleri anlamsız kılan tek dil.
Ve biz, o dilin sözcükleriyiz artık.
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 18:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!