Yalnızlığımın esareti süngüsü çıkarılmış m-16 nın dibçiğinde ezik yüreğim
Avuçlarımın kanadı kırık kelebeğinin çaresiz çırpınışlarında alkışların
Göz çukuruma salınmış kovanın ağırlığının içi boşluğu
Terkin ızdırabında acıyan tentür basılmış kabuklu yaram
Kaşımayla sakinleştirdiğim geçici hoyrat özlemim
İçinde sonu yaşayan sonsuz boşluğum
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Kayıptan ilanlı aramalı bebeğim
Kokundan eser teninden hisler silindi düşler
Şimdi gider şimdi gider bu gülüşler
farklı ve özgün bir tarzla başlayan şiir harika finaliyle yer ediyor hafızalarımızda...
tebrikler genç şair tebrikler...
çok güzel yazmışsınız.. bir sabahın doğumu bir gecenin ölümü kaç defa ruhun kayboluşuna şahit olmuştur kim bilir... kaleminize sağlık.Gül Doğan
güzel bir calisma...tebrikler
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta