46
Binlerce yıl kolektif yapının iyi analık, iyi babalık, hayırlı evlat gibi anlayışı ve algısı yoktu. Yine dul, yetim, öksüz kalan kişileri, yoktu. Miras kavgası nedenle, ana babanın evladı; evladın ana babayı öldürmesi yoktu. Bana harçlık vermedi diye torunun ebeveyni öldürmesi yoktu. Ve bile bunlara dek psikolojik takıntılar ve ruh çökkünlükleri yoktu.
Oysa, köleci sistem yapının kucağına miras kavgasını bıraktı. Mülksüz kişileri toplumsal garantiden yoksun kaldı. Gelecek kaygısı nedenle çatışmalar bıraktı. İşsizlik bıraktı. Ezme ezilme bıraktı. Gemisini kurtaran kaptandır, diyordu ama sistemin kendi üzerine kendi etkisi nedenle, dul yetim öksüz, kimsesiz üzerinde olumsuzluklar sisteme yansıyordu.
Köleci sistem az, çok, dul yetim ve öksüzleri ile ilgilenmek zorundaydı. Köleci sistem ne kadar bana ne dese de az biraz kolektif olmak zorundaydı. Kısaca özelleştirilen mülk ve mülksüz lük yüzünden köleci sitem ile birlikte şimdi kucağımızda nur topu gibi en iyi anne baba olmayı bulmuştuk. Sadaka vererek ömür artırmanın erdemini bulmuştuk.
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta