Biz seninle…
varoş bir mahallenin
beğeneni çok alıcısı yok.
en gösterişli vitriniydik
bir taş darbesiyle
tuz buz olduğumuzda
anladık
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
İşte şiir dediğin böyle olmalı.
Şiir gibi değil, şiir.
Yüreğinize sağlık.
Gönül ışığınızla aydınlanmış olan bu güzel sayfanızdaki harika şiirinizi okumak bana büyük haz verdi. Sizi kutlarım. Tam puan, ve anto Bilal Esen
Biz seninle…
ıssız bir kentin
tek ıslık sesiydik
kendi sesine yabancı
birbirine sevdalı…
şehir dirildiğinde
anladık…
aşktı bizi kör ve sağır eden…
Öncelikle tanıtım yazınız çok hoşuma gitti, hayatın anlamsız zamanlarında acıyan bir sevda türküsü okudum satırlarınızda,etkileyici idi.Şiire gelince kalem oldukça iyi eksikleri tabii ki var, ama duyguyu işlemeniz ve hisettirmeniz oldukça etkili, güzel bir kalemdi sizi okumak, tebrikler ve başarılar şaire...
Nadide satırlardan yüreklere esen meltemler…
İnci tanesi dizelerden gönüllere düşen şebnemler…
Gönül çağlayanından dökülen duygu yüklü satırlar…
Yüreğiniz ve kaleminiz sağ olsun efendim.
Selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Çok beğendim,çoook....
Yüreğinizde yıldızlar parlasın.
Anladıkki kördüğümlüğün içerisinde,çözülmeye hasret yolların son kavşağıydık biz.....
.........................güzeldi
Biz seninle…
Varoş bir mahallenin
Beğeneni çok alıcısı yok.
En gösterişli vitriniydik
Bir taş darbesiyle
Tuz buz olduğumuzda
Anladık...
Su geçirmez değildi hayat…
olanla olması gereken arasında dururuyoruz..hep o vitrine ve parlak ışıklarına bakarken hemen yanıbaşımımızı viranemizi görmüyoruz.ve harabat ehli oluşumuzu unutuyoruz.Yüreğimizin kristalliğinde kırılınca ışıklar..mükemmel bir kurgu Ezher..Varoştaki alıcısız vitrin..altına sayfalar yazılabilir..altına hayat yazılabilir..su geçirmez olmadığı kesin dünyanın bile..hele o vitrine taş atan isyan..kimse farkına varmamış bu şiirin..
Yıkılırsa sahnem
Bilinir gölge ve gerçek
Yokuşumda yorulan mavi
Gözlerinde eskiyen zaman
Her şey bir damla su inan
Ölmem için yetecek
Gülü/ ver
Yırttım bak bütün adreslerimi
Şehrin damarlarına isyan basıyorum
Kuşlar biriktiriyorum
Alnımın ortasına
Beni gören çocuklar
Hemen büyüsün diye
Yeter ki sen
Gülü / ver
ve burada dizlerimin bağı çözülüyor..bilirsin sabaha ilk kuşlar uyanır...ve ben kuşların olmayan dillerinin mütercimiyim..aslında şehirlerin çözülmemiş diliyim..cami avlularındaki öksüzlüğün ardında allaha emanet olmada vardır belki..bunu da en iyi kuşlar bilir..
Biz seninle
Eski bir cami avlusunun
sahipsiz iki güverciniydik
ezan sesiyle başlardı
Güne öksüz uyanmalarımız
Dualarımız ağladığında
Anladık...
annemiz değildi
her başımızı okşayan
anne şefkatidir..saçımızı okşamasa da şiirin sesinden yayılan buğu..sen aslında büyük romanlar yazmalısın Ezher..varoşlardan ,cami avlularından başlayıp koca şehirleri yutan romanlar..ama buna hiç cesaretin yok bilirim..Dualar da ağlar Ezher..Allah'a yalvarırken Allah'ım bu aşktan kurtar onu derken mesela..Bile bile uzun yola çıkmaya ,bile bile ateşlere atlamaya gönüllü olunduğunda..yar biterken akşamın kızılında,sabahın ayazında dualarda ağlar Ezher..
Biz seninle…
Issız bir kentin
Tek ıslık sesiydik
Kendi sesine yabancı
Birbirine sevdalı…
Şehir dirildiğinde
Anladık…
Aşktı bizi kör ve sağır eden…
Aşk alem içinde alem değiştirmektir..Yardan da ötedir.Acısına şükredilecek belki yunus'u cenneten vazgeçirecek ...insan kendi sesine yabancı olur mu Ezher? Olur..ses seste kaybolduğunda,can canda eridiğinde..dudağın değil yüreğin yar yar diye attığında olur bu..
dediğim gibi fotoğraflar var..her kare sinematografik..hüzün ve gerçek birlikte..kocaman bir masal yaz mesela sonunda üç elma düşmese de..kimse muradına ermese de, yüzyıllar boyu yaşayacak bir masal mesela..sonuna üç nokta koy çaresizler,zamansızlar kendileri doldursun boşluğu..
Sesine örüyor gece sağır duvarını
Ve duvarın iflah olmaz sırrını
Zaman kirli gömleğini çıkarır gibi
Acısını yüzümün incesinden çıkarıyor
Hırpalandıkça yüzüm, gözlerim mahşer yeri
Gurbetinde mavi çocuklar kanıyor
Ah..! yar
Hüznünden kaçan sarışın akasyalar
Alnımın ortasında şimdi bir kurşun gibi patlar
sesine yetmez mısralarımın sesi şaire..düşüne ermez düşüm..ama senin şehrinde bir ırmak yavrusunda yüzen beyaz bir martı olmayı isterdim.ve sen her geçişinde oradan bana bakıp mısralar söyleseydin uzak denizlere dair..o ırmak yavrusunun bir denize aktığını bilerek..
selam ve dualarımla
Bu şiir ile ilgili 47 tane yorum bulunmakta