Atatürk bulvarı uzayıp gider, dizilmiş otomobiller,
Kızılay’da uzayan binalar ve katlarında sayısız çalışanlar,
Sıralanmış ağaçlar kaldırımlarda,
Makineler, kalbimin ritmini dinlemez.
Bu şehir kokusu, üstüme sinmiş, yarı aç, yarı uyanık, yarı zamanlı köle.
Bu kabus, yarı ninni, yarı uyku, yarı sarhoş,
Bu şehvet, yarı para, yarı kadın,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Ben de yürümek istiyorum, diğerleri gibi,
ayaklarım hışırtılı,
kolumda sen,
caka satarak,
başım dik,
gözlerim aydınlık,
hava nem kokarken..
tebrikler ilhamınız bol olsun muhabbetle
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta