Resimden önce iki yabancı,
Çekilirken hayatımızın aşkı,
Ondan sonra ise nefretin sebebiydik,
Tanrım ne büyük çelişkiydi yaşananlar?
(17 Kasım-30 Mayıs 2002 Bilkent/Ankara)
..
Dışarda öyle bir yağmur yağıyorki
bildiğin gibi değil sevgilim
sevdasını bile ıslatıyor insanın
sevda ıslandıkça büyüyor
ve bu deli yağmur hiç dinmiyor
ankara-2001
..
yakılmış gemiler
sürükleniyor ardımca
yaşam
yakılacak yeni gemiler eninde
ve
tek kişilik bir oyun sonunda
..
Bakınca pencereden gökyüzüne
Güneşi
Aynı anda gördüğümüzü bilir
Sevinirim
Pencereden bakmasını bilmek gerek.
(14.02.2004 Ankara)
..
Yemin ettim ölen aşkımızın adına
Artık tek gayem var istikbal
Kabul etmiyorum artık başarısızlığı
Geri gelsende muhakkak
(1975 Ankara)
..
Yine bir grup vakti
Yine Ankara güneşsiz aydınlıkda
Ne gece gibi karanlık
Ne de gündüz gibi güneşli
Filizlenen ağaçlar da olmasa
İnsan orta yerinden çatlayacak
13.4.2005/Halay Sadi
..
her ankaraya gelişimde
sabahın kuru soğuğuna aldırmadan
beklersin beni balkonda
ah anam canım anam
bir ankara gelişimde
..
bunaldığımın ismidir
ankara nın kapalı gözleri
ardı ardına gelen günleri
sevdiğimin resmi bile olmayan
istanbul hayalleri su-i zanlara mahkum
arkadaş müsvetteleri
..
“Bulunmaz Hint kumaşı”
Dediler senin için
Kumaş iyi olunca
“Beceri terziye kalır” bilirsin
Bulunmaz Hint kumaşım
Ben en usta
En becerikliyim oysa
..
şimdi düşünüyorum da
gerçekten sevmiş olmalıydım
yine böyle açık bir Ankara gecesinde
yıldızlar tepemde papatya demeti
her şey olması gerektiğinceydi
zihnimde bi çember dönüyordu
..



