ANKARA OTOGARI
Gece çökmüş peronların omzuna,
Ayaz camlara değil, içime vuruyor.
Bir bilet… ince bir kâğıt parçası,
Üstünde koskoca bir veda taşıyor.
Anons sesi yankılanıyor beton duvarlarda,
“Sefer saati gelmiştir…” diyor biri.
Benim içimde ise yıllardır kalkmayan
Bir ayrılık var,
Varış noktası sensizlik.
Otobüslerin farları gözlerime değiyor,
Her ışıkta biraz daha eksiliyorum.
Valizim hafif.
Ama kalbim…
Bir şehrin yükünü sırtlanmış gibi ağır.
Bekleme salonunda herkes bir yere ait,
Ben kimseye…
Ne gidenim oldun,
Ne kalanım.
İki şehir arasında sıkışmış
Yarım bir hikâyeyim şimdi.
Çay bardaklarının buğusunda yüzün beliriyor,
Elimi uzatsam dokunacağım sanıyorum.
Sen çoktan başka bir perondasın,
Başka bir hayatın biletini almışsın.
Ankara’nın gecesi serttir,
Yalan değil…
Ama en çok vedalar keser insanı.
Bu otogarda ben
Bir otobüsü değil,
Bir ömrü uğurladım.
Arkamdan el sallayan olmadı,
Adımı çağıran da…
Sadece rüzgâr,
Sadece ayaz
Ve içimde susmayan bir “keşke”.
Bu gece
Ankara
Benden bir parça aldı.
Bir daha dönemeyecek bir sen bıraktım.
Suskun Şair Fazlı Acar
Kayıt Tarihi : 26.2.2026 22:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!