Belaya, müsubete ve günaha sabrın kalmadığı yer
Hava bulut bulut, Rüzgar sarhoş, bir şeyler var eksik
Kasvet mi kasvet, bulanık kainat bütün yollar kesik
Sabahın bilmem kaçıncı saati, bir sala; belli ölen var
Ankara; kara kış, muzdarip, ağlamaklı, tarumar.
Kaçıncı saymadım; hatıraları yaktığın, yıktığın yerdeyiz
Balkonda güvercin çırpınıyor kanadı kırık, uçmak derdi
Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek
Devamını Oku
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta