kanatsız bir at hediye etti bana sevgilim
imdat günü nallayacağım
Kocadağ’dan doldurup yelelerini her gün
uzaklara vuracağım dört fala
Deveci’nin zirvesinden salıp döşünü
Ayhatun Suyu’nda bir mola
Alayurt’ta başa saracağım filimi
içimizde bin tuzak
dışımızda kör pusu
Nuh’tan önce mayınlanmış menzil
oluru yok yürüyeceğiz
deri değiştirdiğimiz yerlere koku bırakacağız
var olmanın ve direnmenin bin yıl süren kokusu
ne kervan kıran
ne koz kavuran korkusu
bin kalibre naralarla duracağız yeni çağın önünde
toynaklarımıza yol verecek Pegasus
göreceksin
kim varsa yolda kalan
düşlerine yenilen kim varsa
soğuk zindan
aç yatılan evler
uyanamayan anneler
hepisini yükümüze katacağız
sıkı tutun nefesime evlat
kerteriz kara çağ geçidi
kan kokan uçurumlar
inilemez dereler
çıkılamaz cangıl
kerteriz boydan boya kan gölü
bir bilge yaşar ki
sol yana düşer
şaşırdıkça gözlerine soracağız
kanatsız bir at hediye etti bana sevgilim
rüzgarlı yelesinde Anka’ya varacağım.
Ali Tekmil / 14.02.2016- Urla.
Ali TekmilKayıt Tarihi : 16.8.2016 22:18:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!