Her buluşmamızda,
Kokunun sindiği katmerli gülü,
Aşk nağmeleri eşliğinde
Yakama takışın gitmez gözlerimden.
Mutluluk deryasına dalış yapar
Yıkanırdım kulaç kulaç mavide.
Hiç ayrılmayacağız hissiyle kora dönen ten
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




harika bir şiir ablam. tam puan benden.Gül Doğan
yine mısraya durdum.....
şiir içinde gidip geldim bir an ya güllere düş kurdum...
Ki solsa da anıların içinde gül, mısrlar daha bir canlanmış özlemle beraber....
tebrikler olsun ....
__
Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA
Mükemmel bir anlatım.Başından sonuna kadar bir bütün,finalide güzel.Bütünlüğü bozup yorumlamaya içim el vermedi.Yürekten tebrik ediyorum Meral hanım.
Sadece dikeni var avucumda
Batar inceden inceye, kanar derinden.
Sarı güle özenen duygularım solgun,
Yüreğim; kuruyan yaprak misali
Oradan oraya savrulup uçuşsa da,
Her gördüğüm sarı gül,
Dökülür gözlerimden yaprak yaprak.
Yüreğimi kanatan o kara gözlerin,
Canlanır her birinde. .........
ŞİİRİNİZİN BAZI BEND' LERİ VAR Kİ, İNSANIN
NEFESİNİ KESİYOR.. ADETA.. Güzel Şiir. /
Yüreğinize Sağlık./
Başarı ve Esenlik Dilerim./ n.a./
Sevgili Kardeşim: Meral Yağcıoğlu
Öncelikle Kurban bayramınızı ve yeni yılınızı tebrik eder, Her şeyin sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olmasını dilerim.
Şiirinize gelince , beğenerek ve saygı duyarak okuduğuım Muhteşem bir şiiri olmuş...
Yoğun duygu altında yazılmış, duyguların bilgi birikim ve tecrübe ile mısralara etkili ve ustalıkla süzüldüğü sıradışı akıcı Nefis bir şiirdi.
Aslında konuyu dağıtmadan şiirin ilk mısrasından , şiirin finaline kadar her mısraya eşit yoğunluklu duygu aktarabilmek ve en etkili söylemi kullanarak şiiri en kısa tutabilmek özel bir maharet gerektirir.
Şiirin bütünlüğü ile uyum sağlayamamış veya duygusuz kalmış bir tek mısra göremedim.
Bu şiirinize ustalıkla yön verişinizi ve en etkili söylem biçimini mısralarınıza adeta bir ustalık belgesi kusursuz aktarışınızı tebrik ediyor başarınızın devamını diliyorum.
Şiirin hakkı olan: Üçüncü Tam Puanı Tekirdağ'dan gönderiyorum.
Yeni yılda tüm beklentilerinizin gerçek olması temennilerimi sunarken, Siz ve sevdiklerinize sağlık ve mutluluklar diliyorum. Her şey sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olsun!...
Dr. İrfan Yılmaz. -Tekirdağ.
İçtik ayrılık zehrini
Kim bilir hangi kızıl kadehten
kutlarım.....kaleminiz daim olsun
selamlarımla
bir karabatağın sulara gömülüşüydü aşk
gitti ve bir daha geri gelemedi
güller
onlar zaten dünden yanık
solsalar bile
yana yana soluyorlar
sevgiler şair bacım
Ayyuka çıkar dualarım
Durdurabilene aşk olsun
Kan sızan şiirlerimle
Boyanır aşk
KALEMİNİZE SAĞLIK
Ahmet Ayaz
Bu günlerdeki, kızımın duygularına tercüman olmuş şiiriniz..konu evlat olunca yaşanan ayrılıklar bizede anıları çağırtıyor..of..of..diyorsun..of....)))))))))))kutlarım şiiri çok güzel işlemişsiniz......
en baştan söyleyeyim ki, hiçbir eksiği olmayan, okuyucuyu sürükleyip götüren bir şiir. ayrılık teknesinde hislerinle sözlerini çok güzel harmanlmışsın.
ben ayrılıklara çok kızıyorum. neden?! neden ayrılıyoruz, neden bibirimizin dilinden anlamıyoruz?
neden birbirimizi üzüyoruz? hayatta neyi paylaşamıyoruz?
ölenin arkasından, ölenle ölünmez, gidenin arkasında da ne gidilir, ne de ağlanır. içini ferah tut. kazançlı yine sen çıkarsın. bu ayrılıktan güzel ve kalıcı bir şiir doğmuş. başarılarının devamını dilerim.
saygılarımla:
rr.akdora
Bu şiir ile ilgili 23 tane yorum bulunmakta