sene bin dokuz yüz altmış,
yaşım on altı.
tek tutkum o yıllar da,
kitaplarım dı..
8.15 trenin de başladı,
yıllarca yaşanan,
o sevda masalı...
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




okurken kendi anılarım canlandı gözümde teşekkürler tebrikler
Ayaklarımızın altında çıtırdayan sapsarı yapraklar
'neden vakitsiz açtı çiçeklerimiz
neden böyle sevdalandık biz'
Diyen sesin hala beynimde çakılı
Beyazıt kulesinin merdivenlerinden çılkarken ilk öpüşmemiz
Yarı şaşkın yarı telaşlı
alıp uzaklara götürdünüz. burukluk, gençlik, acı, hüzün, ayrılık, sevinç ne dersen doldu içime. kalemine ssağlık, kutluyorum
Sade, açık, samimi bir tarzda ne güzel bir aşk masalı bu!
Konunun kendisi şiir!!
Eski İstanbul canlandı gözlerimde
tebrikler
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta