Dışarıda kuru bir soğuk vardı. Evin içini ise mutfaktan gelen ses ve nefis hamur işi kokuları kaplamıştı. Oturma odasına kurulan sofra,
Kahvaltıyı seven benim için, eşim Nurcan tarafından özenle hazırlanmıştı. En son rahmetli annemin sofranın ortasına bıraktığı,
Peynirli çiğ börekler iştahımı dahada çok kabartmıştı. İştahla ve
Besmeleyle oturduğum sofra, - Koğuş kalk! sesiyle birlikte ortadan
kaybolmuştu. Gözlerimi açtığımda büyük bir koğuşta ve ranzanın
alt katında kendimi bulmuştum. Ne olduğunu anlama çalışırken,
Askerlikdeki ilk günüm olduğunu hatırlamıştım. Muhtemelen saat
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Devamını Oku
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta