Kanıyor yine göğsümdeki yara
yıldızlar alçalıp bedenimle bir olduklarında
tabanlarının altına suskunluk çöktüğünde insanların.
Yıllara gömülen bu taşlar beni nereye kadar sürükleyecek.?
Denizi kim tüketebilir ki denizi.?
Her sabah vakti akbaba ile şahini selamlayan elleri görüyorum, acılar sayesinde bağlı olduğum kayadan, ölülerin kara dinginliğini suluyan ağaçları görüyorum.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta