Anı Şair: Ümit Yaşar Oğuzcan Altıncı Mektup
Andıkça
Ne zaman seni düşünsem içim ürperir,
Seninle gecen her saat, her gün gelir aklıma.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ALLAH SENİN GİBİ DİN SİMSARLARININ BELASINI VERSİN
ALLAH, DİN SİMSARLIĞINI VE MÜFSİTLİĞ KİM SERGİLİYORSA ONLARIN BELASINI VERSİN AMİN!
BİZ KUR'AN'I SİZİN GİBİ TAHRİF EDEREK DEĞİL, DOĞRU MEAL YAPARAK AKTARIYORUZ. ALLAH BÜTÜN TAHRİFÇİLERİN BELASINI VERSİN!
biz derken ?
senin kadar cahilini, yobazını görmedim henüz..
hangi cemaattensin ki biz biz deyip duruyorsun ?
dedecik cemaati mi :pp
Ayetlerin manasını bozmak için, parantez açıp mazi sigasında zikredilen bir ayeti muzarı sigası ile yorumlayan müfsitlerin Allah belasını versin ki amer suresinin mealiyle de böyle oyanmıştır!
ŞULE HANIM
BURADA CİDDİ BİR DİNİN KAYNAĞI VE ŞARLATANLAR TARTIŞMASI VARKEN İŞİ LAGA LUGAYA GETİRİP MÜZİK PAYLAŞMLARI YAPMAYIN LÜTFEN
CİHAT GİBİ TİPLERİ DESTEKLİYORSANIZ AÇIKÇA DELİLLLERİNİZİ SUNMANIZ KAFİ
ifşacı Üsad Cihat bey in üstadı miraç risalesi yazmış Meryem suresindeki Peygamberimizin bir bahçedeki son ağaçın yanında Cebrail aleyhisselamı gördüğünü anlatıyor Yüce ALLAH ve de diyor ki bir kez daha ufukta asli suretiyle Cebraili görmüştü diyor. Buradaki son ağaç ı almış üstadları güya peygamberimiz ALLAHI GÖKLERDE SON AĞAÇIN YANINDA GÖRMÜŞ diyor. İNE AYNI SUREDE Cebraili (aynı ayettede olabilir) kabı kavseyn yani iki yay yada daha yakın bir mesafede gördüğünü söylerken miraç da peygamberimizin kabı kavseyn olarak ALLLAH a yaklaştığını söylüyor. Cihat beyin üstadı Kurandan habersiz.
Cihat Bey, Lütfen Said Nursi gerçeği adlı videoyu izleyin (3 saat 11 dakikalık olanı). üstadınızın KURANA AYKIRI NE KADAR HERZELERİ VAR GÖRÜN.
BENİM O ESKİ ÜSTADIM İDİ, YILLARDIR TEK ÜSTADIM MUHAMMED -A.S.-DIR!
CAHİT DENİLEN BUNAĞIN UTANMA DUYGUSU YOKTUR
ÖĞRENMEK GİBİ BİR NİYETİ DE YOK
KIRMIZI KİTAPLARDA YAZANA İNANIR
ONLARLA AMEL EDER
KURANDAN 1000 DELİL GETİRSEN DE SİYAK SİBAK DER İNANNAZ
BU TİPLERDEN ÇOK GÖRDÜM
BUNAK SENİN BABANA DERLER VE ÖĞRENMEYE NİYETİ OLMAYAN EBU CEHİL TIYNETLİ MÜFSİT MÜNAFIK DA SENSİN!
BİZ KUR'ANI KENDİMİZ TERCÜME EDEBİLİYORKEN SENİN DEİST ŞERİKLERİNE Mİ İNANACAĞIZ?
Cihat Bey, siyak, sibak nedir bizde biliyoruz.
Bendeniz miraç ı örnek olarak verdim.
KURANA DEĞİL İNSANLARA GÜVENEN SAPIK CİHAT
Ayetlerin manasını bozmak için, parantez açıp mazi sigasında zikredilen bir ayeti muzarı sigası ile yorumlayan müfsitlerin Allah belasını versin ki amer suresinin mealiyle de böyle oyanmıştır!
BİZ KUR'AN'I SİZİN GİBİ TAHRİF EDEREK DEĞİL, DOĞRU MEAL YAPARAK AKTARIYORUZ. ALLAH BÜTÜN TAHRİFÇİLERİN BELASINI VERSİN!
Lütfen hakaret, küfürleşme ve de anlamsız bitip tükenmez tartışmalardan vazgeçiniz. Selam saygılarımla.
Bu şiir ile ilgili 81 tane yorum bulunmakta