Çığlıksı sesler kuşatır soğunda geceyi,
Üşüyorum boranların yurttuttuğu hayallerimde,
Kuzgun sürüsü kalabalıkların üzerinde güneşin nefesi
gurbet çıkmazlarındayım annem.
Göz yaşlarının sureti düşer seyir defterime,
Sayfa sayfa gülüşlerin ve kulaklarımda eskiyen sesin,
Deniz üstü yalnızlıklarda,özlemlerin çökelir yüreğime
sen kokar ufkun ötesi,senin dilinde konuşur gök yüzü,
Ve ben annem, korkuyorum küçük bir öpücüğü yanaklarıma kondurmadan
Gitmenden.
ABDİL IŞIK MUŞ
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



