Kireçle boyamışlar, kerpiçle duvar, çamurla sıva yapmışlar.
Üstüne ağaç örtmüşler, içine hasır ile kilim sermişler,
Çoraptan iç çamaşırına giysilerine yama vurmuşlar,
Günlerini; ya ayranla ile ya da soğan ekmekle akşamlarlar.
Bir yandan mala, davara, bir yandan toprağına, koşar olmuşlar,
Nimetlerini görememiş, lal, sağır misali cahil kalmışlar,
Yâda nimet sunacaklar, buraları reyden sonra unutmuşlar,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




milletin efendisi denilen köylünün hali pürmelalini güzel anlatmış şiiriniz.. kutluyorum..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta