Anız kokan o uçsuz bucaksız, tarihin mirası topraklarında,
Nadastaki tarlalar beklemekte gelecek yılın bereketini.
Ağır aksak geçen soğuk günler bitmek bilmez kahve köşelerinde,
Dağlarının tepelerindeki bulutlar raksederek süzülürken.
Ormanlar, bozkırlar, sular, kumsallar; hepsi dağılmış bir taraflara...
Limon ve portakal ağaçları kıskanırlar buğday tarlalarını,
Uzayıp giden yolların birer bıçak misali kesip ayırdığı.
Seni ele sevirem ki...
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar, nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir
Devamını Oku
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar, nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta