17 Ekim... / Mavisine Siyah Düştü Gecelerimin.
Yine ıslak ve soğuk başkentin sokakları,
Gönlümün gökyüzünden çiseledikçe yağmur.
Çiğ düşer çimenine, korlanır şafakları,
Asi ruhum sevdalı, Ankara ondan mağrur.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




O soyadı boşuna almamışsın
Sevim hanım hakikaten yüreğimizi
yakıyorsun.
YÜREĞİN VAR OLSUN
Sevgilerimle
MEHMET ALİ ŞAHİN
HEP DÜŞÜNMÜŞÜM ANKARANIN ŞİİRSEL BİR GÖRÜNÜMÜ VAR MI İSTANBUL GİBİ.AMA ŞİİRDE ŞAİRİN KENDİ YAŞANTISINA SADECE BİR FON OLMUŞ ANKARA.YANILMAMIŞIM.
Bu harika ankara şiirinizi daha önce okumuştum. Bir kere daha okudum. Ve yeni okuyormuş gibi haz duyarak. Tebriklerimle bu sefer listeme alıyorum.
Muhterem Üstade Bacıma selam ve saygılarımla.
Seyfeddin Karahocagil
Tek kelime tarifler bu şiiri: HARİKA...
Ne yazsam ne söylesem bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa o da yüreğinize sağlık demek sevim hanım
Tebrikler.
Ne desem Ankara'ya ne yazsam bilmiyorum
Her gidişte ağlattı, ahım var gülmüyorum
Çağırmayın dostlarım, küsmüşüm gelmiyorum
An- Kara, Ah Ankara! Bahtın benden de kara...
TEBRİKLER .TOBRAĞIM KUTLARIM. ZEVKLE OKUDUM GÜZEL ŞİİRİNİZİ...
SLM VE DUALARIMLA __________ AHMEDİ
Kardeşimiz her ne kadar bize uğramasada böyle yolumuz düşüyor sayfasına bazen.. Biliyorum ki daima mısra'ı bercesteler hakimdir şiirine ne eleştiriye nede başka türden yoruma haceti vardır..
sadece tebrik ediyor kalemin daim ilhamın bol olsun diyorum Allaha emanet ol selam ve dua ile
'An-kara, Ah Ankara! bende kanayan şehir
En dipsiz bakışımsın sevdiğim o gözlere
Hasretinle sulandım kurudukça bu nehir
Veda ettim usulca alıştığım sözlere
Arta kalan ne varsa bu sevdadan elimde
Hepsini sana miras bıraktım gidiyorum
Ağıtlarım küstükçe canhıraş ecelimde
'Ben sana sevdalıydım Ah Ankara'm ' diyorum '
NEFİS BİR ŞİİR DAHA KARGÜLÜ'NDEN.. KUTLU BİR SEVDANIN YANSIMALARI DİLE GEŞMİŞ GÜZEL GÖNLÜNDE...
KUTLUYORUM...
Ankara şiir'i okumak güzeldi.Hüzünlendirmiş olsa bile...
Selam ve saygıyla
Hep İtanbula mı şiir yazılır değil mi Kasvetli Şehire de yakışır değil mi...Tebrikler güzel duygularla kaleme alınmış hoş bir şiir
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta