ben geldim anne
ceylan gözlün
/.. 5.gün
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




BU İKİNCİ KEZ GİLP BU YAZIYI OKUYUŞUM. ETKİLEYİCİ BİR YAZI VE ŞİİRİ İÇE SAKLAYAN BİR GÜZEL ANLATIM. HELE BİR DE MÜZİK EŞLİĞİNDE OKUMAK ETKİYİ DAHA DAARTIRIYOR SANKİ. BİR KEZ DAHA KUTLAR. BAŞARILARININ ARTARAK ÖMÜR BOYU SÜRMESİNİ DİLERİM. YÜREĞİNİZ SUSMASIN ŞİİRLERDE VE HER YAZDIĞINIZ YAZIDA İZİ KALSIN OKUYANLARIN YÜREKLERİNDE. SEVGİ VE SAYGILARIMLA.(10P)
Rengin Hanımefendi, yazmış olduğunuz nesirlerde de, şiirde de hazan vurgunu bir gönlün
sayıklamalarını okudum.Adeta baştan ayağa; adına hüzün diyebileceğimiz bir şala bürünmüş, hayat
biyografinizden başlamak üzere (hayatı yaşamak için akan nehrin durmasını bekleme, diyen siz
değilmişcesine) bu hüzün şalı içinden bakıyor
görüntüsü veriyorsunuz.Hattâ o kadar ki; müzik
seçiminizde bile bu görüntünün dışına çıkamamışsınız.Adeta 'Bu hazan yine kalbim maziden daha kırık.' demek ister gibisiniz.Satırlarınızdan bunu sezmemek mümkün değil.Şiirinize 'güzel' desem bile,tüm yazdıklarınızdan, beni de hüzne sevkeden bu sezgimi ifade etmeden geçemem.Siz Mersin'desiniz ama, ben 70 yaş hazanıma bahar
tazeliği kazandırmak için her yıl bir-iki defa aylık
ziyaretlerde bulunmak üzere,Mersin'e gelmekten ve
orada Mersin'le ilgili şiirler yazmaktan kendimi
alıkoyamam. Çok şükür İstanbul'a da bir yıl yetecek
kadar (dinç) moralli dönerim.Dilerim sizin de sanat
musluklarınızdan bundan böyle hüzün yerine neşe,
sevgi ve mutluluk aksın...
Enver Özçağlayan
Ne kadar farklı bir şiir bu böyle.Ne kadar haz veriyor okuyucusuna.Ne kadar güzel bir yürek taşıyor şair..Şair ne kadarda yakışıyor şiire böyle..
mutluluğa dökülen bir şelalede bir damla gibi hissettim..
baki selam ve muhabbetle.
İlk defa şiirlerini okurken çok duygulandım
O güzel yüreğiniz hiç susmasın
Çok farklı, farklı olduğu kadar ilgi çekici ,merak uyandırıcı çalışmanızı zevkle okudum.
başarılar.
Ne diyebilir mi ben şimdi bu dizelere ve bu sözlere. Öylesine güzel ve öylesine akıcı ki, kaçırılmadan okunmalıdır her cümlesi, her dizesi.
Farklısınız sevgili dost. Sizi okumak gerçekten çok güzel. Kaleminiz ve yüreğiniz hiç susmasın. Sevgiler yüreğinize tam puanımı bırakıyorum sayfanıza
***muhalif düştükçe kendine
muafsın aşktan
özgür bıraktım bedenini
ruhun bende oldukça
sevemeyeceksin kimseyi
sevdan…
sevdanı al da git
değmesin yüreğime artık
çek kılıcını, bende yarası kalsın***
ne zaman sayfanıza uğrasam bir hüzün kaplıyor yüreğimi..ruhunu şiire yansıtan..duygularını böylesi şiirleştiren bir yüreği görüyorum..
komadan çıkışların sonu şiirlerde neşe,şiirlerde mutluluk,şiirlerde RENK olsun...gülsün yüreğiniz daima...tampuan..tşk.ler..
Çok güzel. İçten ve duygusal bir anlatım. Tebrikler.
rahvan yürüyüşü özlüyorum
yokuş aşağı dökülen günler gibi ...
-EDEBİYATIMIZIN BİR KAZANCI BAŞLI BAŞINA BİR ESER..İYİ BİR SERVET..
-ŞAİRİMİZİ KUTLUYORUM..
Bu şiir ile ilgili 39 tane yorum bulunmakta