Bülbül! Kalbini rehin mi bıraktın
Gülün kadife kırmızısına.?
Sabrını yelek yaptın da giydin,
Gülünün her nazına.
Avazında sevgin takılı kaldı,
Kanatların çile dergahından gün çaldı.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Saygı ile..
Gülden söz açılır da dinlenmez mi hiç!? Güzel imge ve simgelerle süslü melodık (akıcı) şiirinizi, yudum yudum okudum. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Duyarlı buluşlarınızdan bir bölümünü yeniden tadalım:
1) ......kalbini rehin mi bıraktın?
2) Sabrını yelek yaptın.
3) Sadakatla bağlan
''' bülbül sesinin sıcağına.
Bu güzel buluşlar, 'Açmasın Güller' başlıklı şiirimi çağrıştırdı. Giriş bölümüyle şiirinize eşlik etmek istiyorum:
'Pusudaki bir panter
'Gül tomuruna bakışım;
'Açmasın açmasın yeter
'Alev alev yanışım!
.................
................
*Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta