Bir mahbub, bir sadık, bir de has kulu,
Bir nebi, bir mürşid, bir de bir veli,
Bir Kamber, bir Düldül, bir Hazret Ali,
Bunların şavkından dünyalar ağlar.
Aşık da üçleme yapmaya başlamıştı ve üçlemeleri şu anlamdaydı: ‘Bir sevilen, bir Allahadamı, bir de o Allah ‘ın has bir kulu, bir Peygamber, bir yolgösteren, bir eren, bir Kamber, bir Düldül, bir Hazreti Ali, öylesine ışık verir, öylesine sevgi yaratır ki; bunların sevgisinden dünyalar cana gelir, dünyalar duygulanır, dünyalar ağlar.
Dörtlükte kendilerinden söz edilen ‘Kamber’ Hazreti Ali ‘nin kölesi ve ‘Düldül’ Hazreti Ali ‘nin atıdır.
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bir sen Cemal Hoca, bir de Nihani,
Bir Muhibbi, Şenlik, bir de Sümmani,
Reyhani, Elvani, bir de Ummani,
Ah çekseler; gökler ağlar, yer ağlar.
Bu şiirlere nasıl yorum yapsam saçmalık olur...
Allah (c.c.) makamlarını cennet eylesin bu Hakk aşığı ustaların...
Abdulkadir Öğdüm
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta