Senin de beni seveceğin
Hiç aklıma gelmemişti
Ulaşılmaz kalmalıydın sen
Gözlerin boş boş bakmalıydı yüzüme
Ellerin yarama merhem değil
Biraz daha kan sürmeliydi
Dört kolla sarıldığım dalımdın bu boşlukta,
Kırılıp gittin gözlerimin önünde; düşüyorum.
Düşlerimi ısıtan güneşimdin bu soğukta,
Kaybolup gittin aynı ufukta; üşüyorum...
Her şeyin bir sebebi varmış bu dünyada
Doğan güneşin, filizlenen tohumun, uçan kuşun
Boşuna düşmezmiş hiçbir yağmur damlası toprağa
Nedeni varmış sahili tokatlayan her dalganın
Eğer böyleyse kuralları hayat oyununun
Ve uymak zorundaysa buna her yaşayan
Duyacaksın elbet bir gün sesimi
İnceden yükselen bir çığlık misali
Denizleri yarıp çıkacağım karşına
Elimde gözyaşımla büyümüş bir demet gül
Mutluluğa hasret yaralı bir gönül
Dört duvar arsında eriyen ömrümün peşinde
Umuttan merdivenler dayadım çoban yıldızına
Yine de eremedi yüreğim yüreğinin hizasına
Gözlerim bakakaldı mavi, korkak semaya
Ellerim bomboş kaldı, lanet ettim dünyaya
Mahpus damında, duvarlarına ince çizgiler kazınmış
En aydınlık köşesi güneşi günde bir saat gören
Ranzaları ümitsizliğin karasıyla boyanmış
Ve bacasından yalnızlık dumanları tüten
Emsali cehennemde bir hücredir benim yüreğim
...............................................................-Teşekkürler Hazel Angel-
Ne kadar zorsa vazgeçmeyi başarmak bir anda
İşte o kadar kolay vazgeçtiğine inandırmak
Ne kadar zorsa avutmak yüreğini kanadığında
İşte o kadar kolay kaybolmak avuntunun doğasında
Elveda İstanbul
Bu akşam yolculuk var uzaklara
Demek ki; kader değilmişiz,
Ben senin, sen benim için
Oysa öz kardeşin gibi baktın bana
Sen benim hayallerime mekan oldun
Küçük bir çocuğun,
Masum gülümseyişi vardı yüzünde
Hani o derin bakışlarının içinde
Zararsız ama kendince çok büyük
Kendince ulaşılmaz hayalleri barındıran bir çocuk
Kurumuş toprak misali gönlüme
Billur bir su damlası gibi girdin
Rüyalarda teselli bulan gönlüme
Masallar diyarından bir demet gül getirdin
Elbet bir gün bitecek bu rüya
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!