Adil Dedenin keyfi yerindeydi. Ortalık yavaş yavaş ısınmaya başlamış, çiçekler açılmış, ağaçlara su yürümüş, koyun ve keçiler doğurmaya başlamıştı. Bu yıl koyunlar çifter çifter doğuruyordu. Ay eskimiş aşı ve dikim mevsimi başlamıştı. Evde ve köyde herkeste büyük bir telaş vardı. Mustafa’yı davara göndermiş küçük torunu ile şakalaşıyordu. Fatma kocana ise un eliyordu.
-Öğlene pide yeriz artık…
-İnşallah yetiştirebilirim, daha fırını yakmadım..
- Gelinler nerde, onlar yaksın fırını.
-Herkes bir işin ucundan tutuyor kocaadam.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta