Martılar uyanmamıştı henüz
Uykuya dargın
Kan çanağı gözlerinde
Bilmem kaç diyar aşarak
Gelmişken sana
Mahşeri gördüm
Kendin bilmek istiyorsan
Hüküm sürmek istiyorsan
Dünya gönül tezgâhıdır
Sevgi doku ilmek ilmek
Eğer huzur istiyorsan
Leylasız bu çöller daha bir kuru
Mecnun’un gönlüne akamaz oldum
Zamanla kaybolur insanın nuru
Riyakâr yüzlere bakamaz oldum
Fer kalmadı perde indi gözüme
Neredesin ey yar yerin dolmuyor
Gözlerinden sürgün oldum olalı
Zifiri geceler sabah olmuyor
Gözlerinden sürgün oldum olalı
Meskenim olurdu sıcak ellerin
Sevgi ektim nice sınır boyunda
Yabancı güzlerden usandım artık
Yokum artık bu yalancı oyunda
Yalancı yüzlerden usandım artık
Vicdanım döşümde nara atınca
Yatağa yorgana sığamaz oldum
Nedamet okları beyne batınca
Ak düşmüş saçımı yoldukça yoldum
Günahlarım diz boyumu aşınca
Çığ düştü de sen düşmedin gönlümden
Dağ erittim hasretimin közünden
Gelir misin? Ömür versem ömrümden
Kavuşmanın vakti geldi geçiyor.
Kurak çölde gözlerime perdesin
Eşini yitirmiş turna misali
Akar gözlerimden sel yavaş yavaş
Bahtıma ayrılık düştü düşeli
Eser şu başımda yel yavaş yavaş
Yüce yaratandan istedim yardım




-
Harun Açıkel
-
Selahattin Bakır
Tüm YorumlarŞehir gibi büyük bir kalbiniz,
Şiir gibi sıcak bir yüreğiniz var
Şair Müdürüm...
Sevgili dostum, yazmış olduğun şiirleri beğeni ile okuyorum. Çok güzel bir yorumun var. Dilin akıcı, her mısran değişik bir haz veriyor insana, kalemin dert görmesin yüreğine sağlık