Allı turnam, neden Yüksek uçarsın..
Irmağa mı küstün göle mi küstün.
Sende benim gibi böyle naçarsın.
Doluya mı küstün, selemi küstün.
Zalim avcı taş dibine yaslanmış.
Kurşun değmiş gül sinende paslanmış.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR OLMUŞ.TÜRKÜ TARZINDA.TEBRİK EDER BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM.
ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR OLMUŞ.TÜRKÜ TARZINDA.TEBRİK EDER BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM.
BU ŞİİRİ OKURKEN BENDE BU KADAR ETKİ YARATABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEMİŞTİM AÇIKÇASI..
DUYGULARIMIN GÖZLERİM ÜZERİNDEKİ ETKİSİNDEN MISRALARI OKURKEN ZORLANDIĞIM BİLE OLDU...
Yanmaz mı Korhani aşkın narına.
Yürekler dayanmaz ahuzarına.
Koysan beni karşı dağın karına.
Kadere mi küstün hal’a mı küstün.
Aşık Korhani
********************************************
Ders alarak, haz duyarak okudum üstad....Sevgili Kanber ağabeyciğim...Tebrik ediyorum Emeğinizi, usta kaleminizi ve yurtsever yüreğinizi....
Tam puanım ile (+) ant
Saygılarımla
Hüseyin Çubuk
Yanmaz mı Korhani aşkın narına.
Yürekler dayanmaz ahuzarına.
Koysan beni karşı dağın karına.
Kadere mi küstün hal’a mı küstün.
Aşık Korhani
********************************************
Ders alarak, haz duyarak okudum üstad....Sevgili Kanber ağabeyciğim...Tebrik ediyorum Emeğinizi, usta kaleminizi ve yurtsever yüreğinizi....
Tam puanım ile (+) ant
Saygılarımla
Hüseyin Çubuk
aşık korhani alı turnam adlı şiirin çok güzel aşıklık duygusuyla yazmışsın gönlüne sağlık kaleminin devamını dilerim
selamlar
tevhit
bir turnamda benden
Turnam
Bir güzel sevenin, düşmanı çoktur
Ah çekip karalar, bağlama turnam
Gönül sevdasının, merhemi yoktur
Allar giyip yari, dağlama turnam
Lale reyhan açan,bir yaz hoş olur
Gözlerin yaş dolsa, yanan eş olur
Sevdasız kuların, kalbi taş olur
Ah çekip karalar, bağlama turnam
Göç başladi bütün,kuşlar göçiyor
Her kuş eşin almış, birlik uçiyor
Bir kuş gördüm oda, göçten kaçiyor
Allar giyip yari, dağlama turnam
Diyari ğurbette, yanlız yaşanmaz
Yar yanında olan,bir kul üşenmez
Viraneye dönmüş, bir han döşenmez
Ah çekip karalar, bağlama turnam
TEBRİKLER YAZAN YÜREĞİ KUTLARIM
Sevgili Şairim.
Tebrik ederim.
Şiiriniz çok güzel.
Tam Anadolu işi, nadide bir halk edebiyatı örmeği.
Kaleminiz daim olsun.
Daha nice nadide eserlere imza atmanız dilek ve temennilerimle tam puanla birlikte, siz sevgili Dostuma ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI bir dörtlük hediye ediyorum.
Sizin usta kaleminizden dökülen incilere denk olmasa da bir dost armağanı olarak kabulünüzü dilerim.
Küsmek çare değil, Usta aşığım,
Elimde kırıldı, şimşir kaşığım,
Düşmanım da olsa, ben barışığım.
Sevgiyi unutan, gönüle küstüm.
allı turnam****türküsü çağrıştı kulaklarımda, yüreklerinizi kutlarım sevgilerimle
Harikaydi :) Dostum kalemin daim olsun guzelliklerde kal***Tam Puan***10+10
Bu şiir ile ilgili 18 tane yorum bulunmakta