Kalpler arasında telefon varmış gibi hatta bu daha garip bir telefon, hep açık. Sesimi hep duyuyor. Beni yalnız bırakmıyor. Küs olmasına rağmen, ne zaman zorlansam yanımda oldu.
İzin ver hey ağam ben de gideyim
Ah çekip de arkam sıra ağlar var
Bakarım bakarım sılam görünmez
Aramızda yıkılası dağlar var
Coşkun sular gibi akıp durulma
Devamını Oku
Ah çekip de arkam sıra ağlar var
Bakarım bakarım sılam görünmez
Aramızda yıkılası dağlar var
Coşkun sular gibi akıp durulma




Annem babam gelmişler, benim haberim yoktu. Yarım saat kalmış meğer. Ben bacımla konuşuyorum. Bacım diyor ki pansiyondan çıktım okuldan çıktım eve aç geliyorum güya, yemeğin var mı diyor. Ben de yook, dedim. O da ne yiyeceksin diyor. Her şey yerim, hiç olmazsa zeytin peynir yumurta var dedim. Neyse, yarına yapacağım yemeği erken yapmamı tavsiye ediyor. Sarmayı ne yapacaksın, ben kendime şu yemeği zor yaptım, o da bozulmasın diye zar zor yaptım, sarma yapmaya üşenmiyor musun dedi, ben de ne var. Otururken yaparım dedim. Neyse o ara marketten birşeyler seçiyordum, bacım dolmuşta aradığı için hızlı seçemedim. Bacım neden dolmuşa biniyorsun 15 dakikaya eve yürürdün dedi. Ben de hiç yürüyesim yok, en azından yolun yarısını o götürür dedim. Neyse işte ha öyle işte. Eve geldim bacım erken kapattı, neyse eve gidince konuşuruz dedi. Daha dışarıdayım binanın önünde yine arıyor, eve geldin mi diyor. Neyse aradaki ayrıntıları uzatırken size bu ladar gereksiz ayrıntıları söylemek bana ayıp geldi. Atladım gitti o zaman. Evet, annemin mesajında video ve karlı yollar. Ben işi anladım. Sarmayı marmayı bıraktım. Hızla mercimek, pilav, buzluğa attığım köy tavuğunu fırın poşeti ile fırına. Daha mercimek yeni pişerken, robotu da attım içine öğüttüm. Soğanları iri iri atmıştım. Ya yine ayrıntıya geçtim. Neyse geçtim onları. Annem babam yanımda çok şükür, sadet buydu. Şimdi de çay içiyoruz.
Bu sabah pansiyondan çıkıp okula geçtim. Odada ayna bile yok, çemberim kayık bir şekilde yapmışım, üstüm başım çemberim ütüsüz gine, neyse öğle arası abdest için geldim, bir de ne göreyim, tipim kayık gine gezermişim. Habu pansiyon asabımı bozi. Neyse acuk gine düzelttim. Akşam soru çözümüne kalmam. Ağrılıların tavuk göğsü ile yaptığı bir sarma var, çok lezzetli oluyor. Yarın inşaallah annemler gelecek, yavaş da olsam sarma yapmaya çalışmak istiyorum. Sarma demişken, eve marketi göndermem lazım. Benden önce malzemeler gitsin inşaallah
İyi.. :) hayırlı olsun.
Maşaallah
İkisi de onun o zaman.. :)
Onu bir gün bulursam, bu çocuk sizin evladınız mı diye soracağım. İkinci soruyu nasıl soracağımı bilmediğim için, belki de soramam.
Kitabım aklıma gelince, kitabımı gönderen çocuk da aklıma geliyor. Kitabında adı geçen çocuğun yeni bir çocuk olmasını isterdim. Bu çocuk neredeydi diye düşünmekten daha kolay olurdu. Ben onu bulduğumda bu çocuk 3-5 yaşında, veya 7-8, belki 10 yaşındaydı, resimlerde neden yoktu, o kadar küçük bir çocuk. Yeni resimde de yok. Küçük yeni bir çocuğun adıysa, o değilse, o yeni çocuk da resimde olurdu. Yüksek ihtimal kitabı gönderen onun evladı. Yeni aile resminde de bu çocuk hariç tutulmuş.
Bugün pansiyonda nöbetçiyim. Sabahtan öğleye yoruldum biraz. Öğle yemeğinden sonra yukarı çıktım. Uykum da geldi. Uyudum da. İlk başta katta çocuklar pat küt sesli hareket ediyordu, uyandım hemen, sonra uyumuşum. Normalde uyuyunca hemen odama biri gelip ben de uyanıp yorgun kalırdım ama, toplamda yarım saatten fazla bir saat kadar da olmuştur. Uyudum. Şimdi de uyanmanın etkisini bekledim. Birazdan abdest ve ikindi için kalkıp odamdan çıkacağım inşaallah. Aslında ben başka şeyler düşündükten sonra buraya gelmiştim. Konuşmaya bahanem olsun diye lafa atladım böyle. Ben kitabımı merak ediyorum. İnşaallah kitabım onun elinden, benim elime gelecek.
Sadeti düzelteyim efe tüfeye göre zam yapacaklar yıl dolunca inşaallah bu eve, oturduğum kata göre, her şeye göre öyle tam olması gereken yerde ki, bu şekilde etrafı görmesi de karşımda bina olmaması da herşeyi de güzel geliyor bana.
Haftaya salı, inşaallah annem babam gelecek. Babam bu evimi işk defa görecek. O beni ilk başka eve yerleştirmeye, eşyalarımı alıp, düzenimi ayarlayıp, temizliğim vesairem hepsini ayarlayıp gitmişlerdi. Bu eve neredeyse on bir ay olacak 19 martta bir sene olacak, annem yanıma gelince o küçük evim gibi olan civardaki evler en fazla 7 bine çıkmış iken benim ev sahibim 13 bin dediği için 9 bine buraya yerleşmiştik. Hala 9 bin, efe tüfeye göre o evin iki katından da büyük, 3+1, içim genişledi, önü de açık, bence en güzel evi buldum, tam da benim oturduğum kata göre, lüks olmaması da içime siniyor. Yerde sallanan kabarıp yükselti gibi olan tahtasına kadar seviyorum. Öbür evi yeni yaptırmıştı güya ev sahibim, ev elimde kalacak, birşey olacak diye korkuyordum, kolum çarpsa bir yere bir şey oluyordu. Bu evde o kadar rahatım ki, mutfağı da eski tarz, benim yüzümden birşey olacak diye korkmadan kullanıyorum. Çok şükür. Genel olarak iyi de zaten. Sadece tuvaletten komşunun balık kokusu gelmesi var. Karıncalar var. Karıncalar biraz çıkmış. Onlara dedim ki, mutfak fayansı yasak, tuvalet, banyo yasak, istediğiniz yerde gezebilirsiniz, kurallarıma uyarlarsa karıncaların çıkması da başa çıkılır, bişey olmaz. Neyse nerden geldim. Babam öteki evime eşyalarımı almıştı, memleketten de bazı şeyler getirmiştik, evimi düzeltip gitmişti. Beni o evde bırakmıştı. Bu eve ilk defa gelecek inşaallah. Sorun şu ki, ben amcamın eski arabasını alıp motor değitirp, boyatıp, koltuk yüzü taktırıp, bazı başka şeylerini yaptırıp düzelttikleri arabayı bırakıp buraya kaçtım ama, babam o arabayı buraya getirecekmiş annemle birlikte. Biraz kalıp gidecek, annem yanımda kalacak inşaallah, biz annemle ara tatile bayrama gideceğiz. Böyle işte. Hayırlısı.
Bu gece pansiyondayım. Kafamı duvara vurdum. Hâlâ yaşıyorum. Aklım da yerinde çok şükür.
Bu şiir ile ilgili 39 tane yorum bulunmakta