Allah İçin Sev…
Yaşamımızda her şey ölçüsü dâhilinde yer almalı.
“Elbette seveceksin, lakin önce sevdiğini sana nasip eden
Rabbine şükredeceksin…”
Senin için her şeyi yoktan var eden Rabbine karşı ölçüsüzlük
edersen, bu doğru olmaz.
Sevdiğimizi Allah için sevelim...
Eğer ki hayatımızdaki insanları olması gereken yerlerine
değil de daha farklı konumlara yerleştirirsek, bu sefer onları
kaybetme ihtimalimiz yükselir.
Hayatımızdaki insanları ölçüyü aşarak seversek Rabbimize
yer kalmaz.
Allah ile aramıza kişilerin ve onların sevgisinin girmesine
sebep olur.
Düşüncelerimiz ve yaptıklarımız bir olursa, karakterimiz
yerine oturdu demektir. Kalbini temizleyen, yüreğini sağlam
tutan, nefse karşı galip gelir. Başarılı olur, etrafında
sevilir.
Edep ve hoşgörü önemli değerlerimizdendir.
Dervişliğin kurallarından biri de tüm insanları kendinden
üstün görmektir.
“Maneviyatta alçaldıkça yükselirsin…”
Allah’ın yarattığına saygı duymak, herkesi kendinden üstün
görmek büyük bir erdemliktir. Ve dergâh adabıdır.
Kendini alçak görüp de mücadeleyi bırakmak da yakışmaz
er kişiye…
Bir hâl gördüysen, manevi bir bereket hâsıl olduysa, onu
gizli tut.
Açığa çıkardığın her an ziyana düşer, yazık olur.
Üzülürsün.
Mana âlemi sırlarla doludur.
“En makbul olan takva, gizli olandır…”
Bir şeyi çok fazla istediğimiz zaman sınavımız olur.
İsterken ölçülü istemek, kadere razı gelmek yakışır bize.
Her şeyin hayırlısını dilemek, hayırlı ömür, hayırlı ölüm dilemek
gerekir.
Bulunduğumuz topluma ait örf ve adetlere saygılı olmalıyız.
Ancak ölçü ve tartıyı aşmış hiçbir geleneğin amel defterine
olumlu bir katkı sağlamayacağını unutma.
Kendini hatalardan sakın…
Unutmamalıyız ki;
“Kuran ve Sünnet, örf ve adetlerden üstündür…”
İnsanlarla iç içe olmak gerekir. Muhabbetten, güzel ve yumuşak
sözden, insanlarla istişare hâlinde olmaktan vazgeçmemeli.
Bir işe koşulurken etrafımızdaki insanların fikirlerini almak
onları onurlandırır, kendilerini iyi hissettirir…
Asalet sahibi iyi bir ailede hayırlı evlatlar yetiştir.
“Üstünlük; ne mal, ne mülk, ne şan, ne de şöhretledir…
Üstünlük, yalnızca takva iledir!”
Hayatında olacak insanı dış görünüşüyle seçme.
Fikrini, zikrini ve en önemlisi takva derecesini öğren, ona
göre seçimini yap.
Edep ve takva sahibi bir hanım, seni ve aileni her yerde iyi
temsil eder, sana güven ve huzur verir.
Aynı şekilde edep ve takva sahibi bir erkek de eşini toplum
içinde iyi temsil eder ve onu mutlu eder.
Sonuç hep aynı kapıya çıkar ki; mutluluk ve aşkın tek kaynağı
Allah’a inanmak, ehli sünnet vel cemaat itikadı ile, takva
ile dolu bir yaşamdan geçer.
Bunun için peygamberler ve Allah velilerini rehber edinmek
gerekir.
Manevi birikim için İslam ilmini içinde barındıran kitaplar
oku.
Okuduğun kitabı iyi araştır.
“Dervişlik yolu öyle bir yoldur ki aziz kardeşim; ne dış
görünüşe aldırırsın, ne de benlik bilirsin. Allah’tan gayrı
ne varsa öteye atarsın…”
Dostlarını iyi seç.
Kötü gününde yanında olmayan kişilerden ziyade, yanında
olanların dostluğunu iyi muhafaza et.
Kötü günlerinde yanında olmayan kişiden kork ve bu zamana
kadar yapmış olduğu dostluğu bir gözden geçir.
Kötü gününde yanında olan kişi gerçek bir dost, bir yoldaş,
bir derttaştır sana.
O seni kötü huylarından dolayı da terk etmez.
Sana sabreder.
Dostunun zaafları yüzünden onu terk etme.
Düzeltmesi için yardımcı ol…
Sanatçı ve üstatlara karşı saygılı ol, çok bilmişlik yapma…
Bir şeyi öğrenene kadar başkasına öğretmeye kalkma.
Bir vazifede devamlı ol.
Sebat sahibi ol.
Zorluk ve darlıkta pes etme.
Seni herkesten farklı kılacak özelliklerin olsun.
Bir işe kendi imzanı atacağın için o senin bir aynan olacak.
Onu layığıyla yap ki; vazifen, ekmeğin ve başarın daimi olsun.
Takdir gördüğünde ölçülü ve mütevazı ol.
“Bir iş hayırlıysa zordur.
Zor olan şey genelde doğrudur…”
“İnandığın bir davadan sakın vazgeçme.
Unutma başarı en çok zorlandığın anı atlattığında ansızın gelir…”
“Tevekkül; önlem, mücadele ve sabır üçlüsüyle birlikte,
hayırlı sonu dileyip, ona razı olmaktır…”
Bir sanat veya kabiliyeti başkalarından gizleme.
İlim paylaştıkça güzeldir.
Onu gizlemen sana fayda sağlamaz.
“Herkes bu hayatta nasibinin peşinde koşar, fakat kader
Allah’ın elindedir…”
İnsanlara muamele ederken üstünlüğün takva ile olduğunu
aklından çıkarma.
Bir devlet büyüğünün yanında alçalma.
Karakterini muhafaza et.
Ondan etkilenme.
Senin kendi özelliklerin, onun da kendi özellikleri var.
Ya da makamı var, bu bir şeyi değiştirmez.
Makamına saygıda kusur etme, önünde eğilip bükülme.
Sözlerinin dinlenmediği ortamlarda konuşma.
Saygısızca karşılandığın yere gitme.
Olumsuz konuşma, insanların hoşnut olmadığı kötü olaylardan
sık sık bahsetme.
İnsanların acılarını tazeleme.
“Güzel konuşup, güzel hitap etmeli insan.
Hayır konuşup, şer düşünceden uzak durmalı...”
Kayıt Tarihi : 19.5.2018 16:23:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
MAKAM-I AŞK KİTABINDAN...

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!