Bir noktada durdum,
çünkü her hareket ilerlemek değildir;
bazıları yalnızca yanlış yönde ısrar etmektir.
Kontrol edemediklerim vardı, bunu inkâr etmedim.
Ama kendi sınırlarımı korumamak
hiçbir zaman kader olmadı.
İnsan elinde olmayanı zorladığında
elinde olanı da yavaş yavaş bırakır.
Kalmak bir zorunluluk değildi, bir tercihti.
Ve her tercih insanın kim olduğunu açığa çıkarır.
Ben kaldıkça olan bitene katlanmayı seçtim,
ama bunun sorumluluğunu
başkasına yükleyemezdim.
Sevmek kendinden vazgeçmeyi meşrulaştırmaz.
Bağlanmak, özneyi silme hakkı vermez.
İnsan kendisiyle çelişerek yaşadığında
her gün biraz daha yabancılaşır.
Bu yüzden gitmek bir reddiye değildi.
Bir kaçış hiç değildi.
Bu, kendiyle tutarsız yaşamayı bırakmaktı.
Ne doğruydu, ne yanlış.
Yalnızca bana aitti.
Bazı vazgeçişler zayıflık gibi anlatılır.
Oysa insan bazen
en sağlam duruşunu
sessizce alır.
Kimse görmez.
Çünkü bu karar seyirlik değildir.
Her şey kaybedilebilir:
zaman, insanlar, koşullar.
Ama özsaygı kaybedildiğinde
geriye kalan
sadece alışkanlıktır.
Ve alışkanlık…
hiçbir zaman
hayat değildir.
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 01:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kendini tüketerek sürdürdüğü bir hayattan, kimseyi suçlamadan, kimseye hesap sormadan, sessizce çekilip kendi özsaygısını geri alan bir insanın hikâyesi.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!