Sen dalarken gecenin dibinde, hançeri arkasında saklı kollarda uykuya
Ben düşeceğim dallardan zamansız dökülen yapraklar gibi,
Gün ışırken pencerenin önünde gögüs gerdiğinde yeni bir güne
Yine sabahlamış olacağım kimbilir hangi kuytu köşede
Yüreği paslı insanlara, yalan dolu sevdalara alışık yüreğin,
Alışık gözlerin ihanet yatağı gözlere
Sıradan olacak senin için herşey, alışılmış ve basit
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta