Kırık bir sandal kalıntısı gördüm ;
Denizden uzak mahsun bakışları ,
kum yığınlarında ağlar sessiz sedasız.
Gözlerinin gülüşün de gördüm dünyayı
tam her şey bitti dediğim an da,
Sen çıktın bulutların arasından bir melek edasıyla,
Koşarım sana dünyayı unutup , kollarını aç bana
fani ruhumu alırım bir tek
Ceketimi bile almam yanıma kazağımı ya da çorabımı
Gözlerini kalbime rehber eder, ay ışığını önüme katar da koşarım dağları dümdüz eder sadece senin için
Bir kanat çırpışında bulurum hayatı
Beyaz pamuklar üzerinde.
İnsanlar da martılara benzerler ,
Deniz kıyısına atılan bir mektup misali satırlarım,
Dönüşüyor ıssız kuytularda yalnızlığa,
Islak bedenim sensizlikle dolsa da
Mezesi dünya olmuş gönlümün çemberinde ,
Akıyor yüreğim bir mehtap namesinde,
coştu deli gönlüm durduramazsın
Gülüşünü unutamadığım sarı gölgeydin ruhumda
Hatırlarım seni her gece kandilleri yandığında
Gülüşün bahar yeli gibi, ruhun bir limandı hayattan her kaçtığımda
Farklıdır hayatlarımız bizim ;
Zaman ve mekan tanımaz koşuşturmamız
Sadece severek yapılır parlak ekranlara koyulan ruhlarımız.
Aslında çok farklıdır hayatları biz hiç bilmesek de
yaşamayı bilirler hayatı tüm demlerinde,
bir müzik notasında geçer ömürleri ,
Siz hiç sonsuzluğa dümen kırdınız mı sonunuzu düşünmeden ?
Ben bir defa yelkenlerimi açtım batmayı göze alırcasına
mürettebatsız atıldım dev dalgalara yalnız deli ruhum vardı azgın suların arasında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!