Bin dokuzyüz yirmi iki yılında
Guruldu yaşıyor can Gonya spor
Şan süper kulpluyu tutu elinde!
Gupaya goşuyor can Gonya spor
Duydum ki ne duyam selamı kesmiş
Suçunu yüzüne vurduktan sonra
Peşimden yağmadan gürlemiş esmiş
Ben şu gurbet ele vardıktan sonra
Öksüzün yetimin rızkını çalan
Ağır hesabını verecek bir gün
Garibin mazlumun ahını alan
Kabir azabını görecek bir gün!
Yoruldu dizlerim tutmuyor elim
Yollar beni boştan boşa götürdü
Üşüyor yüreğim susuyor dilim
Hallar beni kıştan kışa götürdü
Senden ayrı hayat ne çok acıdır
Hasretin bağrımı yakıyor annem
Gurbette sormazlar halin nicedir
Gözlerim yollara bakıyor annem!
Gönül ağrım baştaydı
Yaşlı gözler hastaydı
Petek yüzüm yastaydı
Sen güldürdün yüzümü
Zır cahile uyma gardaş
Yol ver güle güle gitsin
Dediğini duyma gardaş!
Yol ver güle güle gitsin
**
Yüreğim yanarken ağıtlar yakıp
Döksem göz yaşını göle ne fayda
Sevdalı bülbülün aşkına bakıp
Büksem düz boyunu güle ne fayda
Doyası'ya yüzün gülmedi bir gün
Dilerim Cennette gül garip babam
Yağıyordu derdin başına her gün
Dilerim Cennette gül garip babam
İştahla işe başladım
Motor pistonu taşladım
Ağa gönlünü hoşladım
Yine bel ağrım azıttı
***
Şekerli bir kahve içtim




-
Yüksel Çelik
Tüm YorumlarÜstat kalemine yüreğine sağlık,güzel bir şiir olmuş