Öküzün ününde meses kırarsan
Bıdağı düzlenmiş dal bende üstat
Kuduran köpeğe mahsus ararsan
Kepeği tuzlanmış yal bende üstat
İster fizanda olsun ister gonyadan!
Yıllar ömrü çalıyor kurban olduğum
Yaşayan her insanı fani dünyadan
Aynı toprak alıyor kurban olduğum
Dikkat eyle saşıyorsun
Laf'da sınır aşıyorsun!
Köze barut taşıyorsun
Sana nasıl güveneyim
***
İşi bana soruyorsun
Harap oldu gitti özün
Dilim sana neler ettik
Cahil kişi tutmaz sözün
Âlîm sana neler ettik
Kurbanım taşına toprağına hey
Şar dağının garip çocuğuyum ben
Güney eteğine nakış bizim köy
Şar dağının garip çocuğuyum ben
Medetsiz dağını dikmiş başına
Boşuna uğraşma düşüremezsin
Sana sıkı sıkı sarıldım hayat!
Daha fazla dertle pişiremezsin
Demir madenine karıldım hayat!
***
Şu deli gönlüme bulunmaz çare
Gelen doktor baktı şaşırdı kaldı
Her yanım sızlıyor onulmaz yara
Bilen doktor baktı şaşırdı kaldı
***
Garibim dertlerim ruhuma işler
Gül diye koklarsın zehir çıkarlar
Özü bellisizler şaşırtır beni
Dağ gibi gönlünü taşlar yıkarlar
Sözü bellisizler şaşırtır beni
Kör şeytan yoluna kapı açarlar
Bu dünyada sabilerden döktüğün
Kan ile yaşıyorsun amerika
Yeter gayrı masum boynu büktüğün
Kin nefret taşıyorsun amerika!
***
Yedi düvel karşısına
Çıktı savaştı Mehmedim
Çanakkale çarşısına
Baktı savaştı Mehmedim
Nice sarp dağları aşıp




-
Yüksel Çelik
Tüm YorumlarÜstat kalemine yüreğine sağlık,güzel bir şiir olmuş